Yumurtalık Kanseri Tedavisinde Anjiyogenez İnhibitörleri

Cochrane derleme özeti

 

Yumurtalık kanseri tüm dünyada kadınlar arasında 7. sıklıkta görülen kanserdir. Yıllık insidensi 100 bin kadın başına 6.3 olgu ve mortalitesi 3.8’dir. İleri yumurtalık kanserinin standart tedavisi kanseri mümkün olduğunca çıkarmak için yapılan ameliyat (kitle azaltıcı ameliyat) ve taksan eklenerek veya eklenmeden yapılan, platin esaslı kemoterapidir. Ancak platinli ilaçlar ve taksanlara alınan ilk cevapların iyi olmasına rağmen, hastalık çoğu kadında nüks eder ve daha fazla kemoterapi gerekir ve tedricen konvansiyonel kemoterapi ilaçlarına direnç gelişir.

 

Birçok araştırmacı, standart kemoterapiye dirençli hale gelen yumurtalık kanserinin tedavisi için farklı yolları hedefleyen yeni ilaçlar bulmaya çalışıyor. Bu hedeflerden biri de anjiyogenez, yani yeni kan damarlarının gelişimidir. Yeni kan damarları vücudun normal süreçlerinin bir parçası olarak gelişebilmekle beraber, büyümek için kan teminine gerek duyan kanserler anjiyogeneze özellikle bağımlıdır. Yeni kan damarlarının büyümesini önleyen ilaçların kanserin gelişimini durduracağı ya da yavaşlatacağı umulur.

 

Bu derlemede anjiyogenez inhibitörlerinin standart kemoterapiye ya da plaseboya karşı kıyaslayan 5 araştırma bulduk.

 

2 araştırmada yeni over tanısı almış ve kitle azaltıcı ameliyat olmuş kadınlarda standart kemoterapiye eklenen bevacizumabın etkisi araştırıldı. Bevacizumab hem kemoterapiyle birlikte verildi hem de sonrasında devam edildi (idame tedavisi). Bu iki araştırmanın sonuçları birleştirildiğinde, standart kemoterapiye bevacizumab eklemenin sürviye anlamlı faydası bulunmadı. Ancak kanserin büyümesini yavaşlatabileceğine (ilerlemesiz sürvi-İS) dair oldukça kuvvetli kanıt bulundu.

 

Araştırmalar bunun yanında kemoterapiye ek bevacizumab alan kadınlarda, özellikle tansiyon yükselmesi, ciddi barsak problemleri ve kanama gibi daha kötü yan etkiler olduğunu gösterdi. Bu araştırmalardan birinde bevacizumabı kemoterapiyle birlikte kullanıp, sonrasında devam etmeme de değerlendirildi, sürvide ya da kanser gelişimini yavaşlatmada anlamlı iyileşme bulunmadı ancak orta ve şiddetli hipertansiyonda anlamlı bir artış bulundu.

 

Üçüncü bir araştırmada, nüks eden over kanserli kadınlara paklitaksel kemoterapisine başka bir ajan olan AMG386 eklemenin etkisi araştırıldı. Bu ilacın yüksek ya da düşük dozları plaseboyla kıyaslandı. Araştırma sonucunda her iki dozla da sürvide iyileşme bulunmadı, ancak kanser büyümesini yavaşlatabildiğine delalet eden bulgular sağlandı, yan etkileri artırır görünmedi.

 

İki araştırma daha belirledik. Birinde BIBF 1120 diğerinde VEGF-Trap plaseboyla kıyaslandı. İkisinde de kanser büyümesini yavaşlatma/sürviyi uzatma ya da yan etkileri kötüleştirme anlamında kanıt bulunmadı. Ancak bunlar nispeten küçük çalışmalar olup, olabilecek ya da olmayan bir etkiyi yakalayabilme ihtimali daha düşük.

 

Derlenen tüm araştırmalarda, sadece konferanslarda sunulan, ancak tümüyle yayınlanmamış olan ön sonuçlar raporlandı. Bu araştırmaların nasıl yapıldığı konusundaki spesifik ayrıntılardan emin olmak ve kayırma hatası riskini değerlendirmek zor.

 

Derleme kriterlerimize uyan ve sürmekte olan 12 başka araştırma bulduk, bunlardan bazılarının ilk sonuçlarını yakında açıklaması bekleniyor

 

Kaynak

Gaitskell K, Martinek I, Bryant A, Kehoe S, Nicum S, Morrison J. Angiogenesis inhibitors for the treatment of ovarian cancer. Cochrane Database of Systematic Reviews 2011, Issue 9. Art. No.: CD007930. DOI: 10.1002/14651858.CD007930.pub2

 

Orijinal özet için: Yumurtalık Kanserinde Anjiyogenez İnhibitörleri

 

Tam metin için: Tıbbi Özet Ve Tam Metin

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus