Doğumda Ağrıya Karşı Epidural

Cochrane derleme özeti

Doğumda sancı kadınlar için önemlidir. Kullanılan farmakolojik yöntemler azot oksit inhalasyon analjezisi, opioid enjeksiyonu ve epidural yolla rejiyonal analjezidir. Epidural analjezi, doğumda yaygın olarak kullanılır. Bu yöntemde lokal anestezik madde, omuriliğin alt kısımlarında, ağrı ileten sinirlerin yakınına enjekte edilir. Solüsyonlar bolus enjeksiyonla, sürekli infüzyonla ya da hasta tarafından kontrol edilen bir pompa ile uygulanır. Lokal anestezik opiatla birlikte verilirse, lokal anestezikler daha düşük konsantrasyonda verilebilir, bu suretle gebe doğum esnasında hareket edebilir ve ıkınabilir. Epidural, lokâl anesteziğin üniform dağılmaması nedeni ile bazen yeterli analjezi sağlamaz. Kombine epidural, etkinin hızlı başlaması için önce BOS içine yapılan tek bir lokâl anestezik ya da opiat enjeksiyonunu izleyerek, yerleştirilen bir epidural kateterle sürekli ağrı kesici etki sağlanmasıdır. Epidural anestezide; kaşıntı, uyuşukluk, titreme ve ateş gibi nadir ancak potansiyel olarak şiddetli yan etkiler görülür.

Derleme, 9658 kadın üzerinde yürütülen 38 RK araştırma belirledi. 5 çalışma dışında kalanlarda, epidural analjezi opiatlarla kıyaslandı. Epiduraller doğum sancısını, diğer tip ağrı medikasyonlarından daha iyi giderdi ancak doğuma yardım için daha fazla enstrümantasyon kullanılmasına yol açtı. Toplamda sezaryenle doğum oranı değişmedi ve doğumun hemen sonrasında bebek üzerine etki görülmedi; opiat kullanımına göre daha az sayıda bebekte ilaç kullanımına (nalokson) gerek duyuldu. Fetal distrese karşı sezaryen riski arttı.

Epidural kullanılan kadınlarda daha uzun süreli doğum eğilimi (doğumun ikinci aşaması) arttı, doğum sancılarının oksitosinle stimülasyonu gerekti, tansiyonları çok düştü, doğumdan sonra bir dönem hareket edemez duruma düştüler (motor blokaj), idrar çıkarma problemleri oldu (sıvı retansiyonu) ve ateş görüldü. Uzun vadede bel ağrısı fark göstermedi. Epiduralle advers sonuçları azaltmak için daha fazla araştırma faydalı olur.

Arka plan

Epidural analjezi, lokal anestezik maddenin ağrı ileten sinirlere yakın bölgelere enjeksiyonu ile sağlanan ve doğumda bir ağrı giderme yöntemi olarak geniş çapta kullanılan bir santral sinir blokajı tekniğidir. Bununla beraber, anne ve bebek üzerinde hedeflenmeyen etkilerle ilgili endişeler taşır.

Amaç

Epidural analjezinin tüm tiplerinin (kombine-spinal-epidural dâhil) anne ve bebek üzerindeki etkilerini non-epidural analjeziler ya da ağrılı doğuma kıyasla değerlendirmek amaçlandı.

Araştırma stratejisi

Cochrane Gebelik ve Doğum Grubunun Araştırma Kayıtları’nı araştırdık (31 Mart 2011).

Seçim kriterleri

Tüm epidural modalitelerini, rejyonal blok dışında kalan tüm ağrı kesici yöntemler ve ağrıya müdahale edilmeyen doğumlarla kıyaslayan RK araştırmalar seçildi.

Bilgi toplama ve analiz

Araştırmaları, uygunluk ve metodolojik kalite yönünden yazarlardan ikisi birbirinden bağımsız olarak değerlendirdi ve bilgileri çıkardı. Bilgiler RevMan’a girildi ve doğruluk açısından çift kontrolden geçirildi. Primer analiz intention-to-treat ile yapıldı; ciddi ölçüde bir heterojenite görüldüğünde alt grup ve duyarlılık analizleri yapıldı.

Ana sonuçlar

Derlemede, 9658 kadın üzerinde yürütülen 38 RK araştırma belirlendi. Beş çalışma dışında kalanlarda, epidural analjezi opiatlarla kıyaslandı. Bundan başka;

  • Epidural analjezinin ağrıyı daha iyi giderdiği görüldü (ortalama fark -3.36, %95 CI -5.41-1.31, üç çalışma, 1166 gebe);

  • Ek ağrı giderme ihtiyacı azaldı (RR 0.05, %95 CI 0.02 – 0.17, 15 çalışma, 6019 gebe);

  • Asidoz riski azaldı (RR 0.80, %95 CI 0.68 – 0.94, 7 çalışma, 3643 gebe) ve

  • Nalokson kullanım riski azaldı (RR 0.15, %95 CI 0.10 – 0.23, 10 çalışma, 2645 gebe).

  • Ancak epidural analjezi, yardımlı vaginal doğum riskini artırdı (RR 1.42, 95% CI 1.28 – 1.57, 23 çalışma, 7935 gebe), bunun yanında;

  • Annede hipotansiyonları artırdı (RR 18.23, 95% CI 5.09 to 65.35, 8 çalışma, 2789 gebe);

  • Motor blokaj riskini artırdı (RR 31.67, 95% CI 4.33 – 231.51, 3 çalışma, 322 gebe);

  • Maternal ateş riskini artırdı (RR 3.34, 95% CI 2.63 – 4.23, 6 çalışma, 2741 gebe),

  • İdrar retansiyonu riskini artırdı (RR 17.05, 95% CI 4.82 – 60.39, 3 çalışma, 283 gebe);

  • Gebeliğin ikinci aşamasını uzattı (MD 13.66 dakika, 95% CI 6.67 – 20.66, 13 çalışma, 4233 gebe);

  • Oksitosin kullanımını artırdı (RR 1.19, 95% CI 1.03 – 1.39, 13 çalışma, 5815 gebe) ve

  • Fetal distres için sezaryen oranını artırdı (RR 1.43, 95% CI 1.03 – 1.97, 11 çalışma, 4816 gebe).

  • Toplam sezaryen riskinde anlamlı fark gösteren kanıt bulunmadı (RR 1.10, %95 CI 97-1.25, 27 çalışma 8417 gebe), bunun yanı sıra;

  • Uzun vadede bel ağrısı artmadı (RR 0.96, 95% CI 0.86 – 1.07, üç çalışma, 1806 gebe);

  • Apgar skoru 5 dakikada 7’nin altındaydı (RR 0.80, 95% CI 0.54 – 1.20, 18 çalışma, 6898 gebe) ve

  • Analjeziden anne tatmini de fark göstermedi (RR 1.31, 95% CI 0.84 – 2.05, 7 çalışma, 2929 gebe).

İzleyen sonuç beklentilerinde ciddi derecede heterojenite bulduk: Analjezi, anne tatmini, ek ağrı giderme gereksinimi, doğum uzaması ve oksitosin yardımı. Bu durum, bilgiler müsaade ettiğinde yapılan alt grup ve duyarlılık analizleri ile de açıklanamadı.

Çalışmalarda, nadir ancak potansiyel olarak ciddi advers etkiler hakkında bildiriye rastlanmadı.

Kaynak

Anim-Somuah M, Smyth RMD, Jones L. Epidural versus non-epidural or no analgesia in labour. Cochrane Database of Systematic Reviews 2011, Issue 12. Art. No.: CD000331. DOI: 10.1002/14651858.CD000331.pub3

Orijinal özet için: Doğumda Ağrıya Karşı Epidural

Tam metin için: Tıbbi Özet Ve Tam Metin

Etiketler:

Son Paylaşımlar
Arşiv

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus