Neden Perimedikal?

30.05.2012

Bu bölümde, günlük tıbbi pratik içinde karşılaştığımız, çokça da zamanımıza ve konsantrasyonumuza mal olan, ancak makale – kitap okumakla, kongreye katılmakla aydınlanma sağlayamayacağımız, çözüm düşüncesi üretemeyeceğimiz mesleki konular ve meslek dışı konular hakkında yazılar ve haberler yayınlanacak. Kavramı bir cümle ile tanımlamak zor, örnekler kendimi daha iyi ifade etmeme katkıda bulunabilir:

  • Bir güvenlik sorunumuz var,

  • Mesleki saygınlık sorunumuz var,

  • Yasalar yönetmelikler karşısındaki kişisel ve ASM-ASB’ler olarak durumumuz var, neyiz biz?

  • Yasalar yönetmelikler karşısındaki davranışlarımız var,

  • İdarenin bize karşı tutumu var,

  • Mesai saatlerimiz, poliklinik saatlerimiz, adli nöbetler, acil nöbetleri var,

  • Çeşitli sağlık raporları konusunda ne yapmalıyız, nasıl davranmalıyız soruları var,

  • Sanal ASM’lerin ev sahipleri ile ilişkileri, tahliye davaları var,

  • Taşınmalar var, bilgisayar programları, sigorta masrafları, hırsızlık, su baskını var,

  • Performans ve kesintileri var,

  • Pratisyen – uzman,  birinci basamak –  ikinci basamak arası belirsiz ve soğuk ilişkiler sorunumuz var,

  • Derneklerimiz, odalarımızla ilişkilerimiz var,

  • Onların bu konulardaki tutumları var

  • Derneklerimiz ve odalarımızın idareyle ilişkileri var,

  • İdarenin aynı yasa ve yönetmeliklerle her yerde farklı uygulamaları var, daha neler de neler var.

Bunlar medikal olmaktan çok idari, hukuksal, sosyal konular; bir kısmı avukatın mühendisin sorunu da olabilir. Ancak hepsinin tıp mesleği uygulamasına oldukça özel yanları var. Hele kimileri tamamen bize mahsus denebilir.

 

Tüm bunlara bir tanım getiremedim, adını nasıl koyayım? Konulara non-medikal demeyi düşündüm, olmaz. Paramedikal, başka anlamlar taşıyor. Perimedikal bana en uygunu geldi.

 

Yazıları kim yazacak?

Gazetenin sahibi ve editörü olduğuma göre önce benim başlamam gerekiyor. İlk yazım yakında yayınlanacak. Ancak arkası fazla gelmeyecek. İlk yazıları yazmaktan maksadım düşünmeye ve tartışmaya bir girizgâh yapmak. İleride aklımın erdiği bir konu bulursam yine yazarım.

 

Buraya esas olarak okur yazılarını almak istiyorumHekimler içinde, sorunlarımızı akıl ve bilime dayanarak, sağduyu ile düşünüp gerçekçilikle kritik edecek, siyasi-kişisel kaygılardan uzak veya uzaklaşabilecek yetenekte çok akıllı insanlar var; bir kısmını tanıdım. Böylesi hekimlerin çok sayıda olduğuna ve seslerinin az çıktığına inanıyorum.

 

Yazı koşulları

Her gazeteye yazı yazmanın bazı koşulları vardır. Üstteki paragraf da kanıtlar’ın yazı koşullarının temelini oluşturuyor. Bu temele uygun yazı koşullarını aşağıda açıkladım; uyulmasını önemle rica ediyorum. Bunun da nedenleri var, aşağıda yine açıklayacağım. Bu kurallar, bana göre kanıtlar için ideal yazıyı tanımlamaya çalışıyor; bu nedenle mümkün olduğunca göz önüne alınması dileğinde bulundum. Editör ve tek yetkili olarak, ricalarım fazlaca göz ardı edilirse yazardan af dileme hakkım olduğunu da hatırlatmak isterim.

  1. Konu kısıtlaması yok. Yukarıdaki başlıklar ve bunlar dışında mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendirebilecek her her konuda yazabilirsiniz. Buna spor ve sanat dahildir, hatta özellikle tercih edilir.

  2. Yazılarda ana fikir ve ürünleri

  • açıkça,

  • cesurca,

  • tertemiz,

  • kısa metinlerle, bol paragraflarla ifade edilmeli (yani okuması zevkli olmalı).

  1. İşin içine siyaset, sağlık politikası da girerse, çekinmeyin devam edin. Ama salt siyasetten, sağlık politikalarından söz eden yazılar, hele -ima yoluyla da olsa- siyasi propaganda, bu sayfanın ve kanıtlar’ın havasını bozar. Üstelik okumak isteyen bu tür yazıları her yerde bulabilir. Burada hemen bir yazıya çanak tutayım: İstanbul Tabip Odası yayınlarında bol bol var. Bu konuda bir yazı yazmayı düşünüyorum.

  2. Ön yargı ve art niyet olmamalı; akıl ve bilimle yazılan gerçekçi yazılarda bunlar olmaz zaten.

  3. Ön yargı ve art niyet, genellikle fikirsel, duygusal veya siyasi yönden angaje kişilerden çıkıyor. Camiamızda böylesi insanlar da az değil, ama kanıtlar’ın yazarları da bunlar değil. Bu tür angajmanlar beyinleri sınırlıyor, fikir üretimini kısıtlıyor, polemiği artırıyor.

  4. Kimseyi suçlamak, küçümsemek, hakaret, incitme, aşağılama havasında yazılar yazılmamalı. Ancak elbette kişilerin görüş ve davranışları da akıl ve bilimsel düşünce ile gerçekçilik içinde eleştirilebilir.

  5. Bu eleştiri içinde bir iki iğne de sokulursa, hele de yerine tam oturursa müdahale etmek asla aklımdan geçmez.

  6. Eleştirilecek kişi herkes olabilir, meslektaş, bakan, başbakan dâhil; ama meslekle – meslektaşla ilgili olmalı.

  7. Yazıya karşı eleştiri katkı yazısı, görüşlere cevap elbette olabilir, yayınlanır.

  8. Kişisel eleştiriye cevap da olabilir. Ama kişisel cevaplar, cevabın cevabı polemiğe dönüşebilir, yine ortalık savaş alanına dönebilir diye endişem var.

  9. Yukarıdaki nedenle kişi eleştirisinden çok kavram ve olayların ele alınmasını diliyorum. Kişiler ancak olayların içinde geçse; işte bu daha doğru olur. Kişiler hiç geçmese daha da iyi olur, ama en azından hakaret, temelsiz suçlama ve spekülasyon olmamalı.

  10. Çok önemli, tekrarda zarar yok: Her durumda konu iyi düşünülmüş, açıklanmış ve anlaşılabilir olmalı, iddialar sağlam temellere oturtulmalı, çıkarımlar makul ve anlaşılabilir olmalı. “Çünkü öyle, işte öyle, bu olamaz, bu böyle olur, bu tartışılmaz, hesabını sorarız, kahrolsun” falan olmamalı, “bu şunun sonucu olarak böyledir veya şu nedenle böyle olabilir” daha güzel…

  11. Uzmanlık yazıları, hatta üst uzmanlık yazıları gibi yazılar en güzeli olacaktır. Örneğin, “aile hekimliği yönetmeliğinin işleyiş yönünden eleştirisi” pekala bir yazı konusu olabilir. Ama ben “aile hekimliği yönetmeliğinde ve uygulamada izinler” ya da “kılık kıyafette hangi yönetmeliğe tabiyiz” gibi dar alan seçilip iyi ele alınmasından yanayım. Bu durumda okuyanın aklında bir şeyler kalma ihtimali daha kuvvetli.

  12. Dilimizin yazım kurallarına mümkün olduğunca uyulmalı.

 

Yazı hacmi

  • İki A4 sayfası ideal maksimal sınırımızdır, çok gerekiyorsa aşılabilir,

  • Bir buçuk sayfa daha iyi, ancak daha kısa da olabilir,

  • Birin altı az olur ama gene de olur.

  • Bir ölçü olarak bu yazının 1.15 satır aralığı ile iki A4 sayfasını on sekiz satır aştığını bildirmek isterim; yani biraz uzunca oldu.

 

Neden bu kurallar?

Kuralları koyarken izlediğim çeşitli mail gruplarındaki yazıları göz önüne aldım. Az düşünülmüş, çok bağıran, insanlara lüzumsuz imalar yapan, cümleleri karışık, anlaşılması zor, metinleri sık aralıkla yazılmış, küçük puntolu, paragrafsız, virgülsüz, kelimeleri hatalı; yani özetle her yönü ile okuma benidiye bağıran bir sürü yazı yayınlandı. Hele de Oda seçimleri sırasında neler yazıldı. Bu tür yazı ve polemikler kanıtlar’ın felsefesine uygun değil. Bu sitenin en büyük kaygısı, doğru bilgiyi açık ve anlaşılabilir şekilde vermek. Fikrin doğrusu olmayabilir, ama açık ve anlaşılabilir olması pekâlâ mümkünBöyle olursa, birilerini ikna etme şansı da olur.

 

Bu yazıdaki cümlelerin tümü şuraya ya da buraya çekilebilir; spekülasyon ve polemiğin sonu yok. Ama farklı ifadelerle tekrarlar, açıklamalar ve gerekçelerle ne demek istediğimi yeterince açıkladığımı sanıyorum. Anlamak isteyen anlayacaktır. Hele benim yazar olarak aradığım hekimlerin beni anlayacağına eminim.

 

Bu kurallar da, gazetenin tümü gibi eleştiri ve katkılarınıza açıktır. Şimdiden teşekkür ederim.

 

Dr. Derya Şentürk

Kadıköy 19 ASM

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus