Hipertansiyon JNC 7 Raporu. Özet 19

Erektil disfonksiyon / Üriner boşaltım obstrüksiyonu / Cerrahi girişim ve HT

Erektil disfonksiyon ve HT

Erektil disfonksiyon (ED), cinsel ilişki kurmaya yetecek kadar ereksiyon sağlayamamak ve bunu sürdürememek olarak tanımlanır. ED sıklığı 50 yaş üstündeki erkeklerde giderek artıyor ve eğer hipertansif iseler daha da sık görülüyor. 3000 sağlık personel arasında yürütülen bir sorgulamada ED 50 yaş altı erkeklerde %4, 50-59 yaş grubunda %26, 60-69 yaş grubunda ise %40 oranında bulundu. Erkeklerin hipertansif, diyabetik, obes ve sigara, antidepresan ya da BB kullanıcısı olması halinde sıklık önemli ölçüde artar. ED başlı başına HT ile birlikte olabilirse de, çeşitli antihipertansif ilaçların kullanımı da insidensi artırabilir. Bu kısmen TA düşmesi ile ilgilidir; TA düşmesi genital organlarada perfüzyon azalmasına neden olabilir. Antihipertansif ilaçların özel etkileri ile ilgili mevcut bilgiler; yaş, vasküler hastalık ve hormonal durumun etkileri ile karmaşıklaşır. ARB’ler hariç beş ayrı sınıftan antihipertansif ilaçlarla ilgili TOHMS araştırmasında, klortalidon grubuna randomize olan hastalarda, 24 ayda ereksiyon problemleri insidensi, plasebo grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu. Gruplar arasındaki 48 aylık insidens bildirileri ise 24 aydakinden daha benzer görüldü, kloratalidon ve plasebo arasındaki fark anlamsız düzeyine düştü.

VA kooperatif çalışmasında, seksüel disfonksiyon insidensi; CCB, ACEI, HCT ve BB grupları arasında ya da plaseboya karşı fark göstermedi.

Başka çalışmalarda, ACEI, ARB ve CCB’lerle ED insidens artışı görülmezken merkezi etkili α-agonistlerle görüldü. Fiziksel aktif, sigara içmeyen ve obes olmayan erkekler arasında ED riskinin daha düşük olduğu bildirisi var. Bu yüzden, ED’yi önlemek için yaşam tarzı değişiklikleri teşvik edilmelidir. Eğer ED antihipertansif ilaç tedavisi başlandıktan sonra ortaya çıkarsa, sorun yaratan ilaç kesilmeli ve başka birine geçilmelidir.

Konkomitan antihipertansif tedavi ile advers etki ihtimali anlamlı bir artış göstermeyecekse, nitratlardan kaçınıldığı sürece sildenafil veya diğer fosfodiesteraz-5 inhibitörleri reçete edilebilir.

Kadınlarda hipertansiyon ve seksüel disfonksiyon ilişkisi üzerine kesin bir bilgi bulunmuyor. Hastanın yaşam kalitesini iyileştirmek için klinisyenler, cinsiyete bakmaksızın seksüel disfonksiyon problemlerini tartışmaya ve danışmanlık önermeye istekli olmalıdır.

Üriner boşaltım obstrüksiyonu

HT tetkiklerinin bir parçası olarak üriner boşaltım obstrüksiyonu semptomları ya da bilinen obstrüksiyon hikayesinin de araştırılması gerekir. Normal mesane yaklaşık 300 mL üzerinde gerildiğinde, sempatik sistemin uyarılması KB’da önemli bir yükselmeye neden olabilir.

Özellikle yüksek medulla spinalis zedelenmeleri olan hastalarda, otonomik disfonksiyonlu hastalardakine benzer şekilde akut büyük tansiyon yükselmeleri görülebilir. KB kontrolü mesane hacmini 300 mL altında tutmakla ve sempatolitik ilaçlarla iyileştirilebilir. Üriner obstrüksiyonlu hastaların cerrahi olmayan tedavisi, terazosin, doxazosin veye prazosin gibi, prostatik ve üriner sfinkterlerin düz kaslarını indirek olarak açan ve kan basıncını da düşüren α-1 blokerlerdir.

Cerrahi uygulanan hastalar

Kontrol edilmeyen HT’de, anestezi indüksiyonu ve entübasyon esnasında daha geniş KB fluktuasyonları görülür ve periopreatif iskemik olay riski artabilir. 180/110 ve üzerindeki seviyelerde HT cerrahi öncesinde kontrol edilmelidir. Elektif cerrahi için, birkaç günle hafta arası bir süre ayaktan tedavi ile efektif TA kontrolü sağlanabilir. Acil durumlarda, hızla efektif kontrol sağlamak için sodyum nitroprusid, nikardipin ve labetalol gibi hızlı etki gösteren parenteral ilaçlar kullanılabilir.

Tansiyonu kontrol altındaki cerrahi adayları, ilaçlarını almayı ameliyat zamanına kadar sürdürmeli ve postop dönemde mümkün olduğunca çabuk yeniden başlanmalıdır. Ameliyat öncesinde hipokalemiyi düzeltmek için gerekirse yeterli potasyum suplementasyonu yapılmalıdır. Yaşlıca hastalar, perioperatif dönem öncesinde ve sonrasında β1-selektif BB kullanımından özellikle yarar sağlayabilir.

Ameliyat esnasında görülen ani HT, hipertansif acillerde kullanılan aynı parenteral ilaçlarla tedavi edilebilir. İV sodyum nitroprusid, nikardipin ve labetalol infüzyonu etkili olabilir. Koroner iskemili hastalarda sıklıkla nitrogliserin tercih edilecek ilaç olabilirken çok kısa etkili BB esmolol da intraoperatif taşikardi tedavisinde faydalı olabilir.

Erken postop dönemde, sempatik tonus ve vasküler direnç artışı ile ilişkili olarak HT oldukça olağandır. Ağrı ve intravasküler volüm artışı da buna katkıda bulunur, uygun dozda parenteral furosemid gibi bir lup diüretik kullanımı gerekebilir. Eğer postop dönemde oral tedaviye yeniden başlanması aksarsa, periyodik IV enalaprilat veya transdermal klonidin HCL kullanımı faydalı olabilir.

Kaynak

Chobanian A V, Bakris G L, Black H R, Cushman W C, Green L A, Izzo J L Jr, Jones D W, Materson B J, Oparil S, Wright J T Jr, Roccella E J; Joint National Committee on Prevention, Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Pressure. National Heart, Lung, and Blood Institute; National High Blood Pressure Education Program Coordinating Committee.Seventh report of the Joint National Committee on Prevention, Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Pressure. Hypertension 2003 Dec;42(6):1206-52. Epub 2003 Dec 1.

Orijinal yazı için: JNC 7

Son Paylaşımlar
Arşiv

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus