Mail Gruplarından Seçmeler 9: Kaz Hikayesi

Kanun Meclis’te: Nöbet Geliyor!.

Sana bir kaz göndersem yolar mısın?

Şükür en az sekiz aydır bildiğimiz ve beklediğimiz kanun çıkıyor. Hiç şaşırmadık canım, biz ne iş olsa yaparız …

Bu haber bana bir fıkrayı hatırlattı. Naçizane sizle paylaşmak isterim, ancak biraz farkla. Karakterleri şöyle değiştirirsek nasıl olur? SELAM

Karakterler (Renk koduna dikkat, karıştırmayalım): Padişah:……..Sağlık Bakanlığı ve Bürokratları… Pir’i Fani:……İSM ,TSM, Halk Sağlığı Müdürlükleri Baş Vezir…….Tabii ki biziz (Bu kadar da payemiz olsun canım. Sırtımız arada bir sıvazlanınca ne iş olsa yaparız) Kaz……………Valla onu bulamadım. Vezir, aslında kaz olabilir mi acaba? Sanırım O; 2013, en geç 2014 den önce ortaya çıkacak. Şöyle vak vak‘layabilir:

Bu da mı ödenmiyorvraaaaaaK, bu da mı ödenmiyorvrrrrrrK…

Gelelim öyküye.

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdili kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanina baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler… Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:

- Selamünaleyküm ey pir’i fani…

- Aleykümselam ey serdar’ı cihan…

Padişah sormuş:

- Altılarda ne yaptın ?

- Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…

Padişah gene sormuş:

- Geceleri kalkmadın mı ?

- Kalktık…Lakin, ellere yaradı…

Padişah gülmüş: Sana besili bir kaz göndersem yolar mısın ?

- Hemi de hiç ciyaklatmadan…

Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:

- Ne konuştuğumuzu anladın mı ?

- Hayır devletlü padişahım…

Padişah sinirlenmiş:

- Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.

Korkuya kapılan baş vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış piri fani hala orada çalışıyor…

- Padişahla konuştuklarınızdan hiç bir şey anlamadım. Meraktayım, acaba bu sözlerin anlamı nedir? Ne konuştunuz siz padişahla…

İhtiyar, baş veziri söyle bir süzmüş.

- Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim…

Baş vezir, yüz altını vermiş. İhtiyar “sor bakalım” demiş, “neyi merak ediyorsun?”

- Sen padişahı, “serdar’ı cihan” diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu?

- Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi…

Vezir kafasını kaşımış.

- Peki, “altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor” ne demek?

İhtiyar bu soruya cevap vermek için bir yüz altın daha almış.

- Padişah, “altı aylık yaz döneminde çalışmadın mi ki, kış günü çalışıyorsun” diye sordu. Ben de “yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz” dedim.

Vezir bir soru daha sormuş…

- Peki, geceleri kalkmadın mı ne demek ?

İhtiyar üçüncü yüzlük keseyi de aldıktan sonra:

- “Çocukların yok mu” diye sordu… Ben de ”Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar” dedim…

Vezir gene kafasını sallamış.

- Pekiii, en son giderken “Sana besili bir kaz gönderirsem yolar mısın?” dedi. O ne demek?

- Aman efendim, Allah ömrünüze bereket versin, işte

zatı alinizi gönderdi ya!..

Etiketler:

Son Paylaşımlar