Hipertansiyon JNC 7 Raporu. Özet 16

Kadınlarda HT (Araştırma sonuçları, ilaç seçimi, gebeler ve HT, gebelik öncesi değerlendirme, gebelikte tedavi, ilaç seçimi)

Kadınlarda antihipertansif araştırma sonuçları

Antihipertansif tedavinin rölatif faydaları cinsler arasında farklı görünmüyor. Felç için mutlak risk azalması da cinsler arasında benzerdir, ancak koroner olaylarda erkeklerde daha fazladır. Benzer şekilde, CCB tedavisi ile ilgili bir plasebo kontrollü çalışma, her iki cinste de tedaviden yarar sağlandığını gösterdi. Yaşlı, yüksek riskli hastalarda ACEI,ARB veya CCB’leri, diüretikler ve BB’lerle kıyaslayan daha yeni çalışmalar, genellikle kadın ve erkekler için benzer sonuçlar gösterdi. Halen mevcut kanıtlar, HTyi tedavi edip etmemeye karar vermede cinsiyetin rol oynamadığını gösteriyor.

Kadınlar için antihipertansif ilaç seçimi

Kadınlar genel olarak antihipertansif ilaçlara erkeklere benzer cevap vermekle beraber, bazı özel durumlar bazı seçimleri zorunlu kılabilir.

Gebe veya gebe kalmaya niyetlenen kadınlarda ACEI ve ARB’ler fetal gelişim anomalileri riskinden dolayı kontrendikedir.

Diüretikler, yaşlılarda kalça kırığı riskini azalttığı için özellikle yararlıdır.

Bazı antihipertansiflerin advers etki profili cinse özeldir. Örneğin TOHMS çalışmasında kadınlar erkeklerin iki katı kadar yan etki bildirdiler.

Kadınlarda diüretiğe bağlı hiponatremi, erkeklerde gut gelişme riski daha fazladır.

Diüretik alan kadınlarda hipokalemi daha sıktır.

ACEI öksürüğü kadınlarda erkeklerden iki kat fazla görülür; kadınlar CCB’lerle ilişkili periferik ödem ve minoksidille ilişkili kıllanmaya daha eğilimlidir.

Gebeler

Gebelikte hipertansif hastalıklar; maternal, fetal ve neonatal morbidite ve mortalitenin majör nedenlerindendir. Gebelikte HT, 5 kategoride sınıflanır (Tablo 1). Aşırı vazokonstriksiyon ve organ perfüzyonunda azalma şeklinde gebeliğe spesifik bir sendrom olan pre-eklampsiyi, evvelden varolan kronik HT’den ayırmak hayati önem taşır.

Gebelik öncesi değerlendirme: Kadınların TA durumu gebelikten önce değerlendirilmeli ve eğer hipertansif ise şiddeti, muhtemel sekonder nedenler ve hedef organ hasarının varlığı değerlendirilerek ve tedavi stratejileri belirlenmelidir. Feokromositoma, antepartum teşhis edilmediğinde yüksek morbidite ve mortalite gösterdiğinden, gebelik düşünen HT’li kadınların feokromositoma açısından taranması gerekir. Gebelik düşünen HT’li kadının, kullanılan ilaçları gebelikte emniyetli olduğu bilinen metildopa ya da BB’lerle değiştirmek tedbirli bir davranış olabilir.

ACEI ya da ARB’ler gebe kalmadan önce ya da gebelik kesinleşir kesinleşmez bırakılmalıdır. İlerleyici böbrek hastalığı olanlar, doğumlarını böbrek fonksiyonları nisbeten iyiyken tamamlamaya teşvik edilmelidir.

Hafif böbrek hastalığının (kreatinin 1.4 mg/dL) fetal yaşam şansına etkisi minimaldir ve altta yatan böbrek hastalığı genellikle gebelik sırasında kötüleşmez. Bununla beraber gebelikte orta derecede ya da şiddetli böbrek yetmezliği, hem HT’yi hem de altta yatan hastalığı şiddetlendirebilir ve fetal yaşam şansını belirgin derecede azaltabilir.

Gebelikte kronik HT tedavisi: 1. Aşama HT’li kadınlarda, kardiyovasküler komplikasyonlar açısından risk düşüktür. Bu hastalar, farmakolojik tedavinin neonatal sonuçları iyileştirdiğine dair kanıt olmadığından, sadece yaşam tarzı değişikliklerine adaydır.

Dahası, TA çoğu zaman gebeliğin ilk yarısında düşer; bu yüzden HT azaltılmış ilaçla ya da ilaçsız olarak kontrol etmek daha kolay olabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri ile ilgili olarak, yetersiz plasental kan akımının preeklampsi riskini artırabileceği teorik temeli üzerinde aerobik egzersiz kısıtlanmalıdır ve obes gebelerde dahi kilo düşürmeye teşebbüs edilmemelidir.

Gebe kadınlarla ilgili bilgiler az olmakla beraber bir çok uzman sodyum alımını, primer HT için tavsiye edildiği gibi 2.4 gramla kısıtlamayı öneriyor. Alkol ve tütün kullanımı şiddetle yasaklanmalıdır.

Gebelerde antihipertansif ilaç kullanımı merkezden merkeze büyük ölçüde değişir. Bazı hekimler evde izlem dâhil yakın izlemi sürdürürken medikasyonu kesmeyi tercih eder. Bu yaklaşım gebelikte antihipertansif tedavinin güvenliği ile ilgili kaygıları yansıtıyor. Gebelikte aşama 1 ve 2 HT de birkaç farklı sınıftan tedavi ile ilgili 45 RK çalışmanın meta analizi, tedavi ile ortalama arteryel basınçta sağlanan azalma ile gestasyonel yaşa göre küçük bebeklerin oranı arasında direk lineer ilişki gösterdi. Bu ilişki HT tipi, ilaç tipi ve tedavi süresinden bağımsız olarak gerçekleşti.

Ancak, hedef organ hasarı olan veya TA kontrolü için önceden çoklu antihipertansif ilaç kullanımı gereken gebelerde, TA kontrolü için gerektiği ölçüde antihipertansif tedavi kullanılmalıdır. Tüm olgularda, TA sistolik 150-160, diyastolik 100-110’a ulaştığında, gebelik sırasında kan basıncının çok yüksek düzeylere çıkmasını önlemek için tedaviye yeniden başlanmalıdır.

Şiddetli kronik hipertansiyonun ilk trimestrde agresif tedavisi, bu hastalarda %50 kadar fetüs kaybı oranları ve ciddi maternal mortalite bildirildiğinden önemlidir. Kötü sonuçların çoğu, süperimpoze olan preeklampsi ile ilişkilidir (Tablo 1). Dahası, kronik hipertansiyonlu kadınlarda, gebeliğin erken döneminde proteinüri olması halinde de advers neonatal sonuçlar riski yüksektir. Gebe kalma esnasında kreatinin düzeyinin 1.4 mg/dL’nin üzerinde olması halinde fetus kaybı ve annede böbrek hastalığı alevlenmesi artar.

Gebe için ilaç seçimi: Gebelikte kronik hipertansiyon tedavisinin primer hedefi maternal riski azaltmaktır, ancak ilaç seçimini geniş ölçüde fetusun güvenliği belirler. Birinci seçenek olarak; uteroplasental kan akımında ve fetal hemodinamikte stabilite bildirileri ve in utero metildopa’ya maruz kalan çocukların 7.5 yıla kadar uzun vadeli gelişiminde advers etki olmaması bildirilerine dayanarak, çoklarınca metildopa tercih edilir. Diğer tedavi opsiyonları tablo 2’de görülebilir.

Kaynak

Chobanian A V, Bakris G L, Black H R, Cushman W C, Green L A, Izzo J L Jr, Jones D W, Materson B J, Oparil S, Wright J T Jr, Roccella E J; Joint National Committee on Prevention, Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Pressure. National Heart, Lung, and Blood Institute; National High Blood Pressure Education Program Coordinating Committee.Seventh report of the Joint National Committee on Prevention, Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Pressure. Hypertension 2003 Dec;42(6):1206-52. Epub 2003 Dec 1.

Orijinal yazı için: JNC 7

Son Paylaşımlar
Arşiv