Kadınlarda Stres İnkontinenste Minimal İnvazif Sentetik Subüretral Sling Operasyonları

Minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonların kısa vadede etkili ve güvenli. 62 araştırmanın derlemesi.

Cochrane derleme özeti

Stres idrar inkontinensi (egzersiz, hapşırma, öksürme ve gülme esnasında irade dışı idrar kaçırma) kadınlarda en sık görülen inkontinens olup yaşam kalitesini düşürür. 18 yaş üstü üç kadından birini etkiler. Yıllar sonunda cerrahi girişimler daha az invazif hale geldi ancak çok değişik tipte operasyonlar yapılıyor. Minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonları etkili ve nispeten emindir, kısa dönem izlemde %80’lere varan şifa oranları gösteriyor. Bu girişimler, daha önce başarısız inkontinens ameliyatı geçirmiş kadınlar için de uygundur. Belli tipte malzeme (tip 1 meş) kullanılarak yapılan girişimlerin, diğerlerine göre daha etkili ve komplikasyonların (enfeksiyon, bandın vagina ve uretrayı erozyonu gibi) daha az olduğunu düşündüren bazı kanıtlar var. Bu ameliyatları gerçekleştirmenin iki yolu bulunuyor ya pubis kemiğinin ardından ya da kasık yolu ile. Pubis kemiği ardından geçenler daha etkili ve daha uzun süreli izlem sonuçları bulunuyor. Ancak bunlarda operasyon sonrasında voiding (idrar geçişi) ile ilgili problemler ve mesane yaralanması olguları daha sık görülüyor. Bu prosedürlerin çoğunun etkinliği ilgili uzun vadeli bilgi eksikliği majör bir kısıtlama teşkil ediyor.

Arka plan

Stres üriner inkontinens (SÜİ) kadınların %30 kadarını etkileyen olağan bir problemdir. Sentetik subüretral sling operasyonları tedaviye en yeni olarak sunulan formlar arasındadır.

Amaç

SÜİ, ürodinamik stres inkontinens (ÜSİ) veya karışık tipte üriner inkontinens (KÜİ) tedavisinde minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonlarının etkisini değerlendirmek amaçlandı.

Araştırma stratejisi

Cochrane İnkontinens Grubu Uzmanlık Kayıtları (2008), MEDLINE (1950-2008), EMBASE (1988 – 2008), CINAHL (1982-2008), AMED (1985-2008), UK Ulusal Araştırma Kayıtları, ClinicalTrials.gov ve ilgili makalelerin referans listeleri tarandı.

Seçim kriterleri

SÜİ, ÜSİ veya stres ya da karışık tipte inkontinens semptomları olan kadınlar arasında yapılmış, bir kolunda minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonu uygulanan randomize veya hemen hemen randomize kontrollü araştırmalar seçildi.

Bilgi toplama ve analiz

İki yazar potansiyel olarak uygun görülen çalışmaların metodolıjik kalitesinin değerlendirdi ve seçilen çalışmalardan bilgileri bağımsız olarak çıkardı.

Ana sonuçlar

7101 kadın arasında yapılmış 62 araştırma derlendi. Çalışmaların çoğunda kanıt kalitesi orta düzeyde bulundu. Minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonları geleneksel subüretral slingler kadar etkili görüldü (n=599, RO 1.03, %95 GA 0.94-1.13 arası), ameliyat süresi daha kısa bulundu, postop voiding rahatsızlığı daha az ve belirtilerin yeniden ortaya çıkması daha seyrek görüldü.

Minimal invazif sentetik subüretral sling ameliyatları, açık retropubik kolposüspansiyon kadar etkili bulundu (12 ayda sübjektif şifa oranı RO 0.96, %95 GA 0.90-1.03; 5 yılda RO 0.91, %95 GA 0.74-1.12) . Perioperatif komplikasyon, postop voiding disfonksiyonu oranı daha az, ameliyat ve yatış süresi daha kısa, ancak mesane perforasyonları önemli derecede daha fazla bulundu (%1’e karşı %6, RO 4.24, %95 GA 1.71-10.52).

Minimal invazif sentetik subüretral sling ameliyatlarının, laparoskopik kolposüspansiyona kıyasla etkisine dair kanıtlar çelişkili bulunuyor (Objektif iyileşme RO 1.15, %95 GA 1.06-1.24; sübjektif iyileşme RO 1.11, %95 GA 0.99-1.24). Minimal invazif sentetik subüretral sling ameliyatlarında yeniden sıkışma belirtileri ve inkontinens başlaması anlamlı derecede daha az, ameliyat, hastanede kalış ve normal günlük aktiviteye dönüş süreleri anlamlı derecede daha kısa bulundu.

Retropubik alttan üste yol, üstten alta yoldan daha etkili (RO 1.10, %95 GA 1.01-1.20; RO 1.06, %95 GA 1.01-1.11) bulundu, daha az oranda voiding disfonksiyonu, mesane perforasyonu ve bant erozyonuna neden oldu.

Monofilament bantlarda objektif kür oranları, multifilament bantlara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek, (RO 1.15, %95 GA 1.02-1.30), bant erozyonları daha az görüldü (%6 ya karşı %1.3; RO 0.25, %95 GA 0.06-1.00.

Objektif şifa açısından retropubik yol, obturator yola kıyasla daha tercih edilebilir (%84’e karşı %88, RO 0.96; %95 GA 0.93-0.99, 17 araştırma, n=2434) bulundu, ancak sübjektif şifa oranları fark göstermedi. Ancak obturator yolda vodining disfonksiyonu, kan kaybı, mesane perforasyonu daha az (%5.5’e karşı %0.3, RO 0.14, %95 GA 0.07-0.26 arası) ve ameliyat süreleri daha kısa bulundu.

Yazarların kararı

Mevcut kanıtlar, minimal invazif sentetik subüretral sling operasyonlarının kısa vadede, geleneksel subüretral slingler, açık retropubik kolposüspansiyon ve laparoskopik kolposüspansiyon kadar etkili ve postop komplikasyonların daha az olduğunu düşündürüyor. Objektif şifa oranları retropubik bantlarda obturator bantlardan daha yüksek, ancak retropubik bantlar daha çok komplikasyon yaratıyor. Çalışmaların çoğunda izlem süreleri kısa ve kanıt kalitesi değişken bulunuyor.

Kaynak

Ogah J, Cody JD, Rogerson L. Minimally invasive synthetic suburethral sling operations for stress urinary incontinence in women. Cochrane Database of Systematic Reviews 2009, Issue 4. Art. No.: CD006375. DOI: 10.1002/14651858.CD006375.pub2.

Orijinal özet için: Stres İnkontinenste Subüretral

Son Paylaşımlar
Arşiv