Çocuklarını İstismar Eden Anneler 2

19.09.2012

 

 

Prof Dr. Osman CELBİŞ, 1993 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun oldu. 2001 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp AD’de Yardımcı Doçent oldu. Ertesi yıl Anabilim Dalı Başkanlığını üstlendi. 2006 yılında aynı kurumda doçent, 2012 yılında profesör oldu. Prof Celbiş halen İnönü Ünivesitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AD Başkanlığı görevine devam ediyor.

khaber.com.tr’den alındı

 

Geçen yazımdan sonra çok sayıda olumlu ve olumsuz tepki aldım. Doğrusu bunu da bekliyordum. Yorumlarıyla katkıda bulunan tüm okuyucularıma teşekkür ediyorum. Geçen haftaki yazıyı yazarken amaçlarımdan birisi de bu konuların konuşulabilmesi idi. Konuşmak, gündemde tutmak ve çözüm aramak.

 

Öncelikle şunu belirtmeliyim, ben çocuğa şiddetin her türlüsüne karşıyım. Bunun kimden geldiğinin hiçbir önemi yok. Hele çocuğun korunmasında birinci dereceden sorumlu olan anne ya da babadan gelmesi asla kabul edilemez. İnsanın kanını donduruyor bu olaylara bir şekilde tanık olmak.

 

Bazı anneler “ben de o inanmadığınız annelerden biriyim” şeklinde kendilerine inanmadığım şeklinde serzenişte bulunmuşlar. Ben kimseye inanmıyor değilim. “Babalar böyle şeyler yapmaz, anneler iftira atıyorlar.” demiyorum. Babaların da ne iğrençlikler yaptığına şahit oldum, bunları da yazmayı elbette planlıyorum. Ama babaların kötü şeyler yapabiliyor olmaları bazı annelerin yaptığı yanlışları da ortadan kaldırmıyor. Yoksa başta kendi annem olmak üzere tüm anneler kutsaldır. Onların hakkını ödemek imkânsızdır. Benim yazımda belirttiğim çok az sayıdaki yanlış yapan annelerdir, diğerlerini tenzih ederim.

 

Bu sırada babalardan da çok sayıda geri bildirim aldım. Hikâyelerini anlattılar. Bu babaların büyük kısmı boşanmıştı ve çocuklarını görememekten şikâyet ediyorlardı. Hatta sanal ortamda ortak velayet adı altında organize olmuşlar. Bayramdan sonra dernekleşmeyi planlıyorlarmış. Sorunlarını anlatmak için Adalet Bakanından randevu almışlar. İcra memuru aracılığıyla çocuklarını görebildiklerinden (Ben bunu yeni öğrendim) dert yanıyorlardı. Eski eşlerinin çocuklarını kendilerine karşı silah gibi kullandıklarından, onları kendilerine düşman yaparak öç aldıklarından vb. dert yanıyorlardı. En büyük dertleri de yasal hakları olduğu halde çocuklarını görememek idi.

 

Medyada görüyoruz çocuklarına zarar veren ebeveynleri, tecavüzcü babaları, kızlarını pazarlayan anneleri. Tüm dünyadan haberler olarak veriliyor ve haber değerlerini de koruyor bence. Çünkü anne ya da babanın çocuğuna yaptığı istismar, şiddet kabul edilemez. Bu şiddetin, istismarın anne ya da babadan geldiği önemli değil, önemli olan bu son derece zararlı olan durumdan çocuğun korunmasıdır. Asıl amaç bu olmalıdır. Suçu işleyenin cezalandırılması ikinci iştir bence. Odaklanılması gereken çocuktur, onun sağlıklı bir şekilde yetişmesinin sağlanmasıdır. Eğer ebeveynler bunu sağlayamazsa devlet bunu üstlenmelidir. Bunun için kanunlar çıkarılmış kurumlar oluşturulmuştur (Çocuk Koruma Kanunu, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, vb.). Ülkemiz bu amaçla Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesini de imzalamış ve anayasal güvenceye almıştır çocuklarımızı.

 

Özellikle geçinemeyen ya da boşanmış anne babaların sorunlarını çözerken ya da eşlerini cezalandırmak isterlerken çocuklarını kullanmaları son derece yanlıştır ve çocuklar için zararlıdır. Çocukların hem anneye hem de babaya ihtiyaçları vardır. Ancak bu, istismar edilen çocukların istismardan kurtarılmasına engel değildir ve çocuklara ya da ebeveynlerine inanılmamasını da beraber getirmemelidir. Bu iddialar (fiziksel, cinsel, duygusal istismar) önyargısız, çok dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus