“Elalem Ne Der” Cinayetleri

03.10.2012

 Prof. Dr. Osman Celbiş, 1993 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun oldu. 2001 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp AD’de Yardımcı Doçent oldu. Ertesi yıl Anabilim Dalı Başkanlığını üstlendi. 2006 yılında aynı kurumda doçent, 2012 yılında profesör oldu. Prof Celbiş halen İnönü Ünivesitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AD Başkanlığı görevine devam ediyor.

khaber.com.tr’den alındı

 

Töre ve töre cinayetleri

Töre ve töre cinayetleri bugünlerde sıkça duyduğumuz sözcükler. Peki, nedir bu töre? Nasıl bir güçtür ki insanlara kızını, kız kardeşini ya da eşini öldürtebiliyor. Bunu tam anlamak için önce sözlüğe baktım. Töre sözlükte “bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların tümü, (dar anlamda) bir toplumdaki ahlaksal davranış biçimleri.” olarak tanımlanıyor.

 

Tarihsel süreçte töre, örf ve geleneklerinin kesin hükümleri birliğidir. Orhun kitabelerinde töresiz bir devlet veya topluluk olamayacağı belirtilmiştir. Anıtlarda ‘senin ilini ve töreni kim bozabilir’ şeklinde ifade vardır. Ancak töre cinayetleri son zamanlarda ortaya çıkmış bir söylemdir. Ben eski destanlarda, Dede Korkut Hikayeleri’nde, eski yazıtlarda vb. de hiç töre cinayetlerinden bahsedeni görmedim. Toplumumuza nereden girdi, nasıl yerleşti, bilmiyorum. Bir hastalık gibi, bir kanser gibi özellikle ülkemizin feodal yapısının korunduğu kısımlarına yapıştı. Töre, sözlük anlamıyla “toplumdaki ahlaksal davranış biçimleri” kısmen de olsa değişti. Ama neden?

 

Bu konuda toplumsal duyarlılığımız arttı. Hemen hepimiz bunu kınıyoruz. Yasalarımızda yapılan değişiklikle cezalar arttırıldı. Diri diri gömülen Medine Memi’nin babası ve dedesine ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Töre cinayeti tehlikesi altında olanlara koruma sağlanıyor ama yine de bitirilemiyor. Bence bitirilmesi de zor… Çünkü biz bataklıkla değil sivrisineklerle mücadele ediyoruz. Bataklık; töre cinayetlerinin işlendiği, toplumsal baskı altında olan kişilerin yaşadığı ortamlar.

 

Adalet Bakanlığı verilerine baktım, mahkemelerce töre cinayetleri olarak belirlenen cinayet sayısı yıllık 50 civarında… Çok büyük kısmı namus cinayeti, intihar olarak kayıtlara geçiyor. Töre cinayeti olarak adlandırmak için aile meclisinin kararı ile işlendiğinin saptanması gerekiyor. Bunun ispatı da oldukça güç. Sonuçta yaptığımız yasal değişiklikler havada kalmış oluyor. Bence odaklanılması gereken nokta, töre cinayetleri neden işlenir? Bunu anlarsak çözüme daha kolay ulaşırız.

 

Töre cinayetleri neden işlenir? Daha namuslu, daha ahlaklı bir toplum olmak için mi? Yoksa…

Aşağıdaki olay bu konuda bir başka bakış açısı bilmem getirebilir mi?

 

Bir arkadaşım anlatmıştı, töre cinayetlerinin çok işlendiği bir bölgede geçen anısını. Bir gün yanında çalışan personeli olan bir koca ile bu kocanın akrabası gelmiş. Müdürlerden birisinin, bu kocanın karısı ile ilişkisi varmış. Arkadaşıma “Söyleyin o müdüre, bu işi (ilişkiyi kastediyor) bıraksın. Duyulursa onu öldürmek zorunda kalırız.” demiş. Yani DUYULURSA!!! Önemli olan olay değil, duyulup duyulmaması, yaşadığı toplumdakilerin baskısı, “ne derler” meselesi. Rahmetli Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo’sunda olduğu gibi.

 

Sanırım töre cinayetleri tam da bu olsa gerek; el âlem ne der…

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus