İlk “Tıp Bu Değil”den Son Yazılar: Kalp Damar Hastalıkları Gerçeği 1

İlk kitaptan yayınlamak istediğim bölümlerden sonuncusu olan Gülümser Heper’in bu yazısı toplam 25 sayfa tutuyor. Bu hacimde bir yazıyı nasıl yayınlayacağıma karar veremediğimden geciktirdim. Bu arada Tıp Bu Değil 2′nin çıkışı benim için sürpriz oldu. Bu nedenle hızla nasıl yapacağıma karar vermek gerekti. Yazının bölüm bölüm olması bir kolaylık sağladı. Aile hekimlerinin elinin altında bulunmasında yarar gördüğüm bölümleri iki parçada yayınlamak bana en uygunu gibi geldi. Zaten tümünü okumak isteyen için kitap hala piyasada duruyor. D. Ş.

Hangi tetkikler hangi hasta için?

Kalp damar hastalıkları (KDH), 20. Yüzyıl başında dünyadaki tüm ölümlerin sadece %10’undan sorumluydu. Ancak hemen bu yüzyılın sonunda, gelişmiş ülkelerdeki ölümlerin yaklaşık yarısından ve gelişmekte olan ülkelerdeki ölümleri ise %25’inden sorumlu olduğu biliniyor. 2020 yılı itibariyle KDH tüm dünyada yıllık 25 milyon kişinin ölümünden sorumlu olacak ve koroner kalp hastalığı (KKH), tüm dünyada enfeksiyon hastalıklarından çok daha fazla ölüm ve maluliyetin sebebi olacaktır.

. . .

Türkiye’de kalp damar hastası sayısının artış hızı yıllık %7.2 civarındadır. Şu an itibariyle 3 milyon kalp hastası olduğu tahmin ediliyor. 2015 yılında bu sayının 5.6 milyona yükselmesi beklenmektedir. Türkiye’de KDH ölüm yüküne dair veriler sınırlı olmakla birlikte, şu an itibariyle yıllık 200 000 üstünde ölüm KDH’na bağlıdır. 2020’de KDH kökenli ölüm 400 000’e ulaşacaktır. 2020’de her üç ölümden biri KDH sebepli olacaktır. KDH’ndan ölümlerin ve risk faktörlerinin ulusal bazda tanımlanası için epidemiyolojik verilerin iyi olması gereklidir. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi bu veriler birçok fakir ülkede yetersizdir.

. . .

Kalp damar hastalıklarından korunma var mıdır?

Evet vardır.

KDH’nda risk faktörleri birçok çalışma ile büyük oranda belirlendi. Birçok endüstri toplumunda KDH prevalansında hızlı azalmanın başarılması, mevcut kontrol ve önleyici yöntemlerin etkin olduğunu kanıtladı. 21. Yüzyılda KDH’ndan korumada şu an koruyucu amaçla kullanılan kan basıncı ve kolesterolü düşüren ilaçlar, ölüm ve hastalık oranını düşük risk grubunda olanların seviyesine çekemez. Mevcut deliller, halk sağlığı politikalarının tüm risk faktörleriyle eş zamanlı mücadele üzerine oturtulması gereğini gösteriyor. KDH riskini epidemik seviyeden endemik seviyeye çevirmek için yaşam stili değişiklikleri çok erken yaşta yerleştirilmelidir.

Sağlıklı kalpler için toplumsal stratejiler

Toplum kalp sağlığını koruma ve tedavide 3 basamak vardır:

  1. Temel yaklaşım. Bu bölüm, kalp hastalıklarını önlemede, teşhiste ve tedavideki tavsiyeleri içerir.

  2. Kardiyak testlerin teşhis koymada etkinliğini ve gerekliliğini tanımlar.

  3. 10 yıl içerisindeki risklerinizi tanımlar.

Kalp damar hastalıklarını engellemede ispatlanmış stratejiler

Tavsiye edilen aşağıdaki altı yöntemin etkinliği epidemiyolojik çalışmalarla ispatlanmış durumdadır.

  1. Kan basıncının kontrol edilmesi,

  2. Kolesterol ve kan şekerinin kontrolü,

  3. Fazla kilonun kaybedilmesi,

  4. Sigaranın bırakılması,

  5. Eğer gerekliyse düşük doz aspirin alınması,

  6. Aktif yaşam.

Toplumsal tarama testlerinin önemi US Preventive Services Task Force, her bir testin gerekliliğini ve risklerini tanımlar.

Kan basıncı: Yılda en az bir kez olmak üzere, kan basıncının doktorunuz tarafından ölçülmesi tavsiye edilir.

Kolesterol: Kan yağları ölçümü erkeklerde 35 yaş sonrası ve kadınlarda 45 yaş sonrası, eğer kan basıncı yüksekliği veya sigara hikâyesi gibi KDH için bir diğer risk faktörü varsa LDL, HDL ve trigliserid seviyesi 5 yılda bir ölçülmelidir. Diğer gruplar için bu tarama testinin gereği yoktur.

Kan şekeri: Tip 2 diyabet için risk faktörü olan, KB 135/80 üzeri, obezite BMI 30 ve üzeri veya LDL değeri 130 üzeri olan kişilere her 2-3 yılda bir KŞ ölçümü tavsiye edilir. Diğer gruplar için bu tarama faydası yoktur.

C-reaktif protein: Sadece LDL kolesterolü yüksek olan, KDH için orta risk grubundaki insanlarda tedavinin gerekliğini test etmek için istenir; düşük ve yüksek risk riskli hastalarda tedavi stratejisini belirlemediği için istenmesi gerekmez.

EKG: Şikâyeti olan, orta yaş grubu olup egzersiz programına başlamayı düşünen ve 50 yaş üzeri olan insanlar için gereklidir. Diğer gruplarda tarama amacıyla gerekli değildir.

Egzersiz stres testi: Egzersizde oluşan stres esnasında kalp fonksiyonlarının değerlendirildiği bir testtir. Kalp hastalığının tipik semptomları mevcut, tipik göğüs ağrısı tanımlayan ve egzersiz programına alınacak orta yaşlı kişiler için gereklidir. Diğer gruplarda tarama amaçlı kullanılmamalıdır.

Abdominal aort anevrizması taraması: Karın içindeki aort damarının balonlaşması olarak tanımlanır ve patlama durumunda çoğunlukla öldürücü olabilir. Hekim tarafından muayene sırasında karnında kitle alınan hastalarda ve 65 yaş üzeri sigara içen erkeklerde kontrolü gereklidir. 65 yaşın üstünde sigara içen kadınlarda veya aort anevrizması aile hikâyesi olanlarda da kontrolü gereklidir. Diğer gruplarda tarama amaçlı bakılması gereksizdir.

Periferik arter doppler: Yalnızca yürürken ayak ağrısı tanımlayan ve muayene bulgusu olan hastalarda yapılmalıdır. Diğer insanlarda tarama amaçlı istenmesine gerek yoktur.

Karotis arter USG: Sadece felç veya geçici iskemik atak geçiren insanlarda ultrason muayenesi uygundur. Diğer insanlarda tarama amaçlı istenmez.

BT anjiyografi: Koroner damarları üç boyutlu resimleyen bir görüntüleme yöntemidir. Göğüs ağrısı olup EKG veya egzersiz testinde anormallik olan hastalar için sıklıkla kullanılmakla birlikte, bu hastalarda dahi teşhis ve tedaviyi yönlendirmedeki gerekliliği son derecede kısıtlıdır. Diğer kişilerde tarama amaçlı bir endikasyonu kesinlikle yoktur (devam edecek).

Etiketler:

Son Paylaşımlar
Arşiv