Performans Paradigmaları

16.03.2013

 

 Prof Dr. Ahmet Berhan Yılmaz, 1980 yılında Erzurum lisesinden mezun oldu. 1987 yılında Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdi.  1992 yılında oral diyagnoz ve radyoloji alanında doktora derecesi aldı. Aynı fakültede 1994 yılında Yrd Doç, 1997 yılında doçent, 2002 yılında profesör oldu.    Prof. Yılmaz, Halen Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim  Dalı’nda görev yapıyor.

“Gün gelecek, kişiler paranın, malın kendisine helalden mi, haramdan mı geldiğini önemsemeyecektir. Bu kişiler helali aramadan, şüpheli de olsa haram da olsa malım olsun isteyecektir ve insanların şerefleri malları olacaktır” Hadisi Şerif

 

O ki performans çok iyi geldi, o ki sağlıkta çok iyi sonuçlara sebep oldu, tamam o zaman.

 

Biz doktorlar kamunun her kurumunda, her alanda kaliteye, sonuca ve başarıya bakılmaksızın sağlıkta olduğu gibi yapılan işin sayısına bakılsın istiyoruz.

 

Mesela öğretmenler, sınıflarına doldurduğu öğrenci sayısı kadar para alsın. Mevcut 40 kişi alabilen bir sınıfa 140, 240 öğrenci sığdırabilen öğretmene performans verilsin, yok ben bu sınıfa 40 öğrenciden fazla sığdıramam Allah’tan korkarım, vicdanım el vermez diyen öğretmen ise düşük ücretle cezalandırılsın.

 

Üstelik balık istifi dizilmiş olan öğrenciler öğrenmiş mi, öğrenmemiş mi incelenmesin, başarıya bakılmasın. Eğer bir öğretmen bu şekil eğitimin yanlış olduğunu, öğrenci öğrenemediğini söylerse bunlar eğitimi baltaladıkları için vatan haini ilan edilsin.

 

Sağlıkta bilindiği üzere asistan ile profesör, hoca ile öğrenci aynı parasal girdabın içine sokularak; tecrübeye, bilgiye, yeteneğe, emeğe, hocalığa saygı kaldırılmış, öğrenci eğitimi, hastaların insanca tedavi olabilme hakkı bir kenara atılarak iğrenç bir kazan, kazan çünkü her şey paradır ortamı oluşturulmuştur.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinde de hemen performansa geçilerek General, Albay, Yarbay gibi çalışarak, çabalayarak zorluklarla ve çok büyük emek sarf edilerek gelinen rütbeler, tecrübesiz teğmenlerle, hatta uzman çavuşlarla eşit değerlendirilmeli ve hepsinin aynı ortamda yaptıkları iş kadar ücret almaları sağlanmalıdır. Yani patatesleri hepsi soymalı, bulguru hepsi ayıklamalıdır.

 

Bu arada generallerin, albayların tecrübeleri, geçirdikleri safhalar, geçmişte yaptıkları, vatan için yetiştirdikleri, devletin güvenliği, asayişi gibi daha önemli işlerde elde edilen başarılar değerlendirmede kesinlikle ölçü olmamalıdır.

 

Diğer yandan, çöpçü kardeşlerimiz temizledikleri alan kadar para alsın, ama bölgelerini temizleyip temizlemediklerine bakılmasın. Yerlerde temizlenmemiş olan çöpler daha usta olan bir başka çöpçüye temizletilsin. Üstelik önceki çöpçü tarafından kasten bile olsa temizlenmeyen çöpleri temizleyen usta çöpçüye ise o alanın daha önce temizlendiği kabul edilerek orayı ikinci kere ve gereksiz yere temizlediği için ceza verilsin.

 

Bir inşaat mühendisi tek katlı ev yapılabilecek miktarda inşaat malzemesiyle bir gökdelen inşa edemezse kendisi başarısız kabul edilsin, gökdelen sağlam olmamış, temeli iyi atılmamış, bir yıl içinde yıkılmış önem arz etmesin. O binada oturanlar bu bina yıkılıyor derse o kişiler susturularak acilen binayla birlikte gömülsün. Yaptığı bina yıkılan, hatta en erken yıkılan mühendis acilen önemli bir makama getirilerek ödüllendirilsin.

 

Bir imam camisine her namaz vakti caminin alabileceğinin iki katı cemaat bulmazsa düşük maaş alsın, doğru namaz kıldırıp kıldırmaması, yanlış bilgilerle beyinleri doldurması ehemmiyet arz etmesin. Ayrıca cemaatten o imamların namaz kıldıramadığını, insanları yanlış yönlendirdiğini söyleyenler hemen dinsiz ilan edilsin.

 

Mesela gazeteci kardeşlerimiz günde en az elli haber getirmezse eksik maaş alsın ama haberler yalan mı doğru mu kesinlikle bakılmasın. İşini doğru yapan ve yalan haberleri bulup çıkaranlar ise düşman ilan edilsin ve gerekirse meslekten men edilsin.

 

Tamir işiyle uğraşan çalışanlarımıza da ne kadar tamir o kadar para sistemi getirilsin. Bu arkadaşlar da bir günde tamir edemeyecekleri kadar aracı tamir ettiklerini iddia ederek para alsınlar, ama tamir ettikleri araçların tamirat sonrası çalışma zorunluluğu olmasın. Bu araçlar çalışmıyor diyenler ise toplum önünde provokatör ilan edilsin.

 

Aslında bu sistemi doktorlara dayatanlara da performans getirilsin diyeceğim ama bu sistemin onlara getirdiği “vebal performansı” onlara her iki âlemde de yeter.

 

Gelelim bizlere; Resulullah Efendimiz “Allah’a yemin ederim ki, kızım Fâtıma bile hırsızlık yapsaydı, elbette onun da elini keserdim!” Diyor. Demek ki bizler eğer Allah’a, ahiret gününe inanıyorsak, bu vatanı seviyorsak diplerde, köşelerde, tenhalarda, bu sistemi getirenlerin arkalarında konuşup onlara beddua ve hakaret edeceğimize yaşadığımız, gördüğümüz, içinde olduğumuz sıkıntıları dürüstçe yüzlerine söylemek zorundayız.

 

Sağlıkta uygulanan bu performans sistemine sebep olanlar kardeşimiz, dostumuz, abimiz, yol arkadaşlarımız olduklarına göre belki farkında olmadıkları bu vebalden kurtarabilmek adına onları uyarmalıyız. Çünkü bakınız Allah (cc) ne diyor:

 

"Ey bürünüp sarınan, Kalk ve (yanlış yolda olanları) uyar. Rabbinin büyüklüğünü duyur, bildir. Çünkü büyüklük sadece O’na aittir. Elbiseni, kendini, işini, düşünceni, inancını, yolunu, yakınlarını temiz hale getir. Şirkten, pisliklerden, putlardan, kötülüklerden, azaba sebep olacak günahlardan uzak dur. Verdiğinden daha fazlasını almak için kimseyi minnet altında bırakma, ihtiraslı olma, yaptığın iyiliği iki de bir anlatarak başa kakma, karşılık bekleme. Yalnız Rabbinin emirlerini yerine getirerek, rızasını kazanmak için sabrederek mücadeleye devam et." (Müddessir Suresi / 1-7)

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus