Taş Gibi Fikirler, Ziya Paşa, %1 vs. Üzerine

14.09.2013

Herhalde buraya kendim için de bir tanıtım yazısı koyarsam ayıp olur, yukarıda hakkımda lüzumundan fazla bilgi sağlayan bir buton var. O zaman ben de sizlere yazımı tanıtayım:

Bu gün ben de bir yazı yazdım. Biraz gruplara gelen maillerden, biraz aile hekimliği işlerinden, biraz da vatan ve milletin durumundan, politikadan falan gelen esinlerle. Araya Ziya Paşa’yı kattım. Dizelerindeki ironileri, iğneleri, çuvaldızları herkesin çok iyi anladığı, ama kendi yumuşak yerlerinden uzakça tutup başkaları için kullanmayı sevdiği, şair ve devlet yöneticimiz. Yazdıkça Paşa’nın yeri çoğaldı, yazıda ağırlık kazandı. Terkib-i Bend’den epeyce seçme yaptım. Başka beyitleri var, onlara da kıyamadım. Mecburen yazıyı da parçalara böldüm. Bakın Paşa ve ben neler diyoruz.

Hekim mail gruplarını iki yıldan fazladır izliyorum. İlk abone olduğumda mesajları okudukça umutsuzluğa kapılıp birkaç ay ayrılmıştım. Şimdi alıştım, idare edebiliyorum ama gruplar hep aynı.

 

Kardeşim burası nasıl bir yer? Herkes aklına gelen her şeyi söylüyor. Herkes kendi bildiğine inanıyor, inancı da taş gibi maşallah. Bu sağlam inanç, tüm okuyanlardan görüşlerine %100 uymasını bekliyor. Üstelik bu taş sağlamlığı en sıradan, en günübirlik ve muhtemelen değişecek olaylar için bile geçerli. Fikrin sadece %1’ine katılmayan bir meslektaş; yazan iyi günündeyse ironiyle, biraz kötü günündeyse ironiye ek aşağılamayla, eğer ters tarafından kalktıysa doğrudan hakaretle karşılanıyor. Fırçalar, azarlar gırla gidiyor.

 

Bir de siyasiler var. Bunlar da taş fikirli adamlar. Ülkemizin -  bölgemizin sorunlarını, hekimlerin sorunlarını, hatta senin benim sorunlarımızı, ortalıkta dönen kolpoları, Dünyanın sırrını, kıyametin ne zaman kopacağını, şeytanın yattığı yeri, her şeyi biliyorlar. Ağzım açık kalıyor. Bize yol gösteriyorlar, kuvvetli nasihatlerde bulunuyorlar.

 

Bu taş fikirli arkadaşlarımız ne saf insanlar… Hayret ediyorum, benim bildiğim meslektaşlarımın içinde bu kadar saf insanlar bu kadar fazla olabilir mi? Hep böyle miydiler yoksa ben mi yeni görüyorum? Galiba ben de safım. Sanıyorum ki kulaktan dolma da olsa biraz tarih, felsefe, din bilgisi edinen yüksek öğrenimli bir insan, hiçbir şey kazanmasa da şunu fark edecektir: Kişisel olsun grupsal-toplumsal ya da evrensel olsun, tartıştığımız hemen hemen tüm sorunları insanoğlu ta yazılı tarihin başından beri tartışıyor. Daha eski dönemlerdeki sözlü tartışmaları ancak tahmin edebiliriz. Bunlar yüzünden ne kavgalar ne savaşlar olmuş. Bu durumda nasıl olur da fikriniz yıkılmaz derecede sağlam olabilir? %1’cik bile yanlış olamaz mı?

 

Bu nasihatçiler kendi kafaları içinde bile tartışmayı sevmediklerinden, otoriteden destek almaya bayılıyorlar. Sık sık başvurduklarından biri de Ziya Paşa. İşin ilginci, düşünceme hiçbir şey katmayan bu nasihatlerden bunaldığımda ben de Paşa’dan teselli buluyorum. Taş fikirlilere eleştirilerimi ben de Ziya Paşa’dan destek alarak noktalayıp sadede geleyim:

 

Hâlî ne zaman kaldı bu Cihan ehl-i tama’dan,

Sen zatını bu aleme elzem mi sanırsın?

 

En ummadığın keşf eder esrar-ı derûnun,

Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın?

                                                                                         Ziya Paşa, Terkib-i Bend’den

   

Hali: Boş, ıssız. Yoksun kelimesi ile daha iyi bir Yeni Türkçe anlam kazanabilir.

Tama: Açgözlülük, hırs.

Ehl: Sahip, sahip olanlar. Ehl-i tama için de açgözlü insanlar veya hırslı insanlar iyi bir Türkçeleştirme olabilir.

Elzem: Çok gerekli.

Esrar-ı derûnun: İç sırların. Belki derin sırların denebilir.

Türkçeleştirme için kaynak:  Osmanlıca - Türkçe Sözlük / M. Nihat Özön.

 

Ziya Paşa

Geçen yıl bir sahafta Ziya Paşa, Hayatı ve Şiirleri adlı bir kitap buldum. Sonra, okurken defolu olduğunu fark ettim. Bir formasının bir yüzü basılmamış, bazı sayfalar bomboş. Sahaftan kitap alırken her sayfaya tek tek bakma kuralını çiğnememem lazımdı. Ama olsun, Terkib-i Bend ve birçok şiir eksiksiz.

 

Eksiksiz derken; yazar Terkib-i Bend’in 12 bent olduğunu bildiriyor ama kitapta 11 bent yayınlanmış. Bu bölümde baskı eksiği de görünmüyor. Lisede öğrendiklerimin çoğunu unuttum, acaba kaç bendi vardı? İkinci ve altıncı bentler de birbirinin kopyası. Ayrıca "bibaht" gibi bazı kelime ve tamlamaların usulünce yazıldığından emin olamadım.

 

Ziya Paşa 1825 yılında Üsküdar’ın Kandilli Mahallesinde doğmuş, 1880 yılında Adana’da vali iken ölmüş, Türbesi Adana’da. Bu ilde Paşa’nın adını taşıyan bulvar, mahalle, hastane, otel ve okullar var. Dört padişah görmüş, üçünün zamanında üst düzey devlet görevleri almış. Moliere, Rousseau ve başka Fransız yazarlarından çeviriler yapmış. Elçilik yapmış, valilik yapmış, ilk anayasa komisyonunda yer almış.

 

Ve şiirleri… Çok eser vermiş. En meşhuru Terkib-i Bend. Maillerle aldığımız, hemen her gün gazetelerde, televizyonda, radyoda, kahvede birilerinden duyduğumuz, herkesin başkasına ders vermek için kullanıp hiç kendine üstüne yakıştırmadığı ünlü beyitlerinin büyük çoğunluğu bu eserden alınma.

 

Ben de buraya Terkib-i Bend’den seçmeler koymak istedim. Hem taş fikirliler için; bize nasihat verirken kullanabilecekleri destek malzemesi olarak ellerinin altında bulunsun. Hem de bu taş gibi sağlam fikirlerden bunalana ferahlık olur, herkese faydası olur.

 

Terkib-i bendler 5-15 arası bentten oluşuyor, bentler de beyitlerden. İlk beyitin iki mısraı birbiri ile kafiyeli. İzleyen beyitlerin ikinci mısralarında aynı kafiye sürüyor. Her bendin sonunda bir bendiye beyti var, bunun da iki mısraı kendi içinde ama farklı bir kafiye taşıyor. Ziya Paşa’nın bentleri 11 beyitlik.

 

Bu arada Paşa’nın, Büyük Taarruzun ikinci gününde Çiğiltepe’yi söz verdiği saatte düşüremediği için canına kıyan Albay Reşat Bey’in babası olduğunu Wikipedi’den öğrendim. Çok güvenilir bir kaynak sayılmaz ama belirtmeye değer. Soyadı kanunundan çok önce ölen Reşat Beyin neden Çiğiltepe soyadı taşıdığını da hep merak ederdim. Soyadı kanunu çıktıktan sonra soyadını ailesine Atatürk vermiş. Büyük Meclis’de Reşat Bey’i ölümünün hemen sonrasında İstiklal Madalyası ile onurlandırmış. 

 

Bu baba-oğulluğu başka ve özellikle yazılı  kaynaklardan da araştıracağım. Eğer yanlışsa yeniden bildireceğime güvenebilirsiniz.

 

Dikkat: İnternetteki kaynaklar hep birbirinden alıntı yapıyor, bir yalan yüzlerce kapı dolaşabiliyor, taş fikirler dahil. (devam edecek)

 

Ziya Paşa serisinden diğer iki yazı için:

 

Ziya Paşa: Terkib-i Bend'den Seçmeler

 

Ziya Paşa 3: Son Seçmeler

 

Yorumlar

 

1. Necmi Kurt

15 Eylül 2013, 12:26 PM

Kutlarım Sn Derya bey, ”nasihatçiler kendi kafaları içinde bile tartışmayı sevmediklerinden, otoriteden destek almaya bayılıyorlar.”çok güzel bir tespitiniz var… Bu yorumu çok beğendim ve sizleri kutlamak istedim.. Ülkeyi bir İmam ve bir cemaat liderinin yönettiğini düşünürsek çuk diye oturdu. Fikir beyan etmeye ve tartışmaya gerek yok… Biat edelim yeter.. Onların fikir ve düşünceleri tartışılamaz. Ama üzüntüm; hekim gibi Aydın kabul ettiğimiz kişilerin böyle bir saplantı içinde olmalarını görmektir.. Yazının devamını görelim.. Selam ve saygılarımla

 

derya

15 Eylül 2013, 5:39 PM

Necmi Bey çok teşekkür ederim. Yazının devamında çok farklı şeyler yok, bol bol Ziya Paşa var.

 

2. Ayşe Çelikkaya

16 Eylül 2013, 10:23 AM

Elinize sağlık. Çok keyifli bir yazı ve devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

 

3. Ayşe Çelikkaya

16 Eylül 2013, 10:28 AM

Ayrıca yazınız bana,”benim gibi düşünen” biri daha olduğunu gösterdiği için de ferahladım. Hakikaten kimse kimseden aykırı görüş duymak istemiyor. En fazla “ben sizin gibi düşünmüyorum” denebilecek yerde hakaretler, küfürler duymak son derece moral bozucu oluyor. Polemik sevmeyen insanlar bir yerlerde, bir konuda görüş belirtmeye korkar oldu. Tekrar elinize, dilinize sağlık.

 

 derya

22 Eylül 2013, 11:28 AM

Ayşe Hanım çok teşekkür ederim. Seçmeler’i de yayınladım. İnşallah Paşa’yı okumanın insanlarımızın iddiayı azaltıp düşünceyi çoğaltmalarına faydası olur.

 

4. Ahmet Kargi

18 Eylül 2013, 7:43 PM

Bibaht olanın bağrına katresi düşmez;

Baran yerine dürr-ü güher yağsa semadan.

(beni anlatmış sanırım taa o günlerden).

 

derya

19 Eylül 2013, 8:38 AM

Ahmet Bey hepimiz aynıyız, ne yapalım. Bunları ikinci bölüme koydum. Bir de elimdeki kaynaktan daha doğru bir kaynak buldum, ilk yazdığımdaki hataları düzeltiyorum.

 

5. Güneş Demet Şentürk

27 Ekim 2013, 1:30 PM

cok guzel yazi babacim eline saglik! "tartıştığımız hemen hemen tüm sorunları insanoğlu ta yazılı tarihin başından beri tartışıyor"… cok dogru tespit

 

derya

27 Ekim 2013, 8:14 PM

Oooo, iyi bir yorum da aldık. Demek ki bu tür internet işlerini eşe dosta bol bol göndermekte fayda var, destek artıyor. Çok teşekkür ederim. Sen beğendinse ben kendi yazımı şimdi daha da beğendim. Çok sevgiler.

 

6. Emrah Kırımlı

31 Ekim 2013, 9:09 PM

Mail gruplarının çenesi düşük müdavimlerinden birisi olunca, umarım bu taşlaşmış inançlılar dışında bir yer bulabilirim kendime demeden geçemedim.

 

derya

01 Kasım 2013, 5:36 AM

Emrah Bey yayınladığım son yazınızı gördüğünüzü varsayıyorum. Öncesinde bir mail atmıştım. Yazınız keyifle okunuyor. Teşekkürler.

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus