Aile Hekimleri Dayanışma Platformu'ndan duyuru

Aşağıdaki metin turkiyeailehekimleri@googlegroups.com mail grubuna Dr. Mustafa Tamur tarafından iletildi. Federasyon seçimleri öncesinde hekimler arasında örgütlenme tartışmasını çok gerekli ve önemli gördüğümden kalıcı olması için buraya aldım. Tartışmalara başka hekimlerin katılmasını ve burada üzerinde kafa yorulmuş başka yazıları yayınlamayı da isterim.

Değerli Meslektaşlarımız,

5 Ekim Cumartesi günü Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu’nun (AHEF) seçim gündemli olağan genel kurulu gerçekleştirilecek. Ülkemizin önemli hekim kuruluşlarından olan AHEF’in genel kurulu aile hekimleri olarak geleceğimizin biçimlenmesi anlamında ve bir bütün olarak hekim kamuoyunun bütünleşmesi ve sağlık politikalarının belirlenmesi anlamında bizim için son derece önemlidir.

AHEF 2008 yılında kurulduğunda aile hekimlerinin hukuk, özlük ve demokratik haklarının korunması için yeni ve farklı bir örgütlenme hedefini koymuştu önüne… Ancak geçen 5 yıllık süreçte yönetim değişimleri, kurumsallaşmanın oturmaması gibi nedenlerle bir beyan kürsüsünden bir mücadele ve hak arama aracına evrilemedi.

Bizce bunun temel nedenleri arasında çok erken bir şekilde bürokratizme sapması, demokratik temsiliyeti geliştirememesi gibi yöntemsel nedenlerin yanı sıra aile hekimliği politikasını esas alan bir duruş ve programının olmaması temel sebep olarak görülmelidir. Tüzükler dernek ve federasyonlar için ancak şekilsel düzenlemelerdir. Mücadelede taktik ve stratejik hattı belirleyen bir program ve hedef listesinin oluşturulması esastır.

Mevcut AHEF yönetiminin “yol haritası” olarak adlandırdığı bu tarz bir belge oluşturmak üzere topladığı onlarca çalıştay tek sayfa dahi metin oluşturamamış ve hedefledikleri “ortak akıl” ortaya çıkmamıştır.

Bunda temel neden olarak AHEF yönetiminin esas paydaş kabul etmesi gereken TTB ve TAHUD başta olmak üzere muhalif sendika ve meslek birliklerini, muhalefet partilerini rakip olarak görüp Sağlık Bakanlığı ve onun bürokratlarını “paydaş” olarak nitelemesini görmekteyiz.

Hemen her yönetmelik değişimi öncesinde Bakanlıkla paylaşılan ama tabandan gizlenen metinlerin bulunması, tabanda buna yönelik tartışma ve duyarlılık oluşturacak yöntemlerden kaçınılması ve sonuçta çıkan ucubeyle ilgili olarak herhangi bir bürokratın –o da ancak dedikodu yöntemiyle- hedef gösterilmesi bu arkadaşlarımızın ya bu işi beceremediğinin, ya da örgütlenme ve mücadeleden politika belirleyicilere yandaş olmaya çalıştıkları anlamını vermektedir.

Şu an AHEF yönetimine aday 2 farklı grup söz konusudur. Her iki grupta da tek tek bakıldığında niyetinden şüphe edilmeyecek meslektaşlarımız bulunduğu bir gerçektir. Ancak her 2 grubun da birbirinden çok farklı bir duruş sergilemediği de açıktır. Mevcut yönetimin ve ürettiği başarısızların mimarı olan arkadaşlarımız her iki gruba dağılmış durumdadır.

Mevcut başkan ve ikinci başkanı içeren ilk grup, bu yapıyı 2 yıldır dikensiz gül bahçesi misali yöneten kendileri değilmişçesine hedefler koymakta, yöntemler tarif etmektedirler. Bundan 2 yıl önce verdikleri vaatlerin kaçta kaçını gerçekleştirdikleri yahut gerçekleştiremediklerini neden gerçekleştiremedikleri anlamında tek satır yazmadan piyasa işi reklamcılıkla propaganda yapmayı sürdürmektedir.

Diğer ekipteki arkadaşlarımız ise bunları unutmuşçasına içlerine aynı ekibin, aynı sorumluluğa sahip parçalarını kamuoyuna yönelik tek bir özeleştiri almadan içlerine sindirmiş görünmektedirler. Açılım metinlerinde çok daha ufka sahip gibi görünen bu arkadaşlarımız bu temel konuda arınmayı tamamlamadıkları sürece gidilen yol onları da aynı mecraya sürükleyecektir.

Yeri gelmişken, “çok çalıştılar, çok fedakârlık yaptılar” gibi söylemlerin bu mücadelede yeri yoktur. Kimse bu görevleri seçen arkadaşları sırtından öne itmemiştir ve buna göre seçim yapılmaz. Aynı şekilde 2 yıl boyunca herkesin dilini yutmasını isteyip “ işte sandık geldi, işte demokrasi” demek de sahtekârlıktır.

İl yönetimleri, delegeler ve her gücün gerçek sahibi olan üyeler ve üye olmayan taban kimsenin kölesi değildir. Her an tabanının nabzını elinde tutan ve kitlesini kaynaştırıp mücadeleye süren hareket liderdir, yoksa şimdi olduğu gibi bir promosyon firması görüntüsü verir sadece…

Biz Aile Hekimleri Dayanışma Platformu’nun bileşenleri olarak 2 grubun da program olarak birbirlerinden farkları olmadığını, içerdikleri insanlar nedeniyle birbirlerine göre ehven-i şer bir görüntü çizdiklerini 22 bin kişilik kamuoyumuza sunmayı görev biliyoruz. Buradan daimi bir örgüt çıkmayacaktır. Ancak seçilenlerin temizliği oranında arınma, yenilenme ve pozisyon almayı hedefleyen bir geçiş yönetimi çıkacaktır.

Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz! Aile Hekimleri Dayanışma Platformu tüm aile hekimlerini tek tek adayları desteklemenin dışında şeffaflık ve açıklıktan uzak yapılan AHEF seçimlerini boykot etmeye ve kapalı kapılar ardında, dedikodularla 1. basamak örgütlemesi yapmayı protesto etmeye davet ediyor!

Aile Hekimleri Dayanışma Platformu tüm süreç boyunca herhangi bir yere bağlanmadan ya da bölmeden ana maddeler çevresinde sürekli ve durmadan yenilenen bir şekilde, asla yorulmadan mücadele etmeye, eleştirmeye, sorgulamaya devam edeceğimizi bildiririz.

Dayanışmadan hak, onur, alın teri mücadelesi olmaz!

Dayanışmadan ortak akıl oluşmaz!

Aile hekimlerinin verdiği emeklerinin karşılığını alması en temel hakkıdır!

Aile Hekimleri Dayanışma Platformu adına

Dr. Mustafa Tamur.

Yorumlar

1. adil gündoğan

02 Ekim 2013, 8:30 PM

Bu yazıya katılmıyorum. Şu anki yönetimin ne kadar fedakarca ve tarafsızca çalıştığına şahidim. Rakibiniz de olsa bir kişiyi veya oluşumu-kurumu eleştirirken insaf, vefa ölçüsünde hareket etmek gerek diye düşünüyorum.

Son Paylaşımlar
Arşiv

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus