Tamgün Yasası Türkiye’nin Çıkarlarına Aykırıdır


Doç. Dr. Paşa Göktaş Develi’de doğdu. 1977 yılında Hacettepe Ü. Tıp Fakültesinden mezun oldu. Enfeksiyon H. ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlık eğitimini Ankara Ü, Tıp Fakültesi ve Haydarpaşa Nümune EAH’de aldı. Doçent olduğu 1992 yılında Haydarpaşa Nümune EAH Enfeksiyon H. ve Klinik Mik. Şefliği’ni kazandı, bu görevi 2011 yılına kadar sürdürüp aynı yıl emekli oldu. 180 üzerinde yayını olan Dr. Göktaş bunlar dışında sağlık sistemi ve laboratuvarlarda kalite sistemleri ile ilgili yazılarını sürdürüyor. Dr. Göktaş, Tıp Laboratuvarları Derneği kurucu ve başkanı, Gelişim Tıp Laboratuvarları'nın yöneticisi, evli ve iki çocuk babası. Istanbul Tabip Odası 2012 seçimlerinde, Özgür Hekimler Platformu listesinden TTB delege adayı olan Dr. Göktaş halen platformun yöneticileri arasında yer alıyor.

"Gönüllü olarak daha fazla çalışmak isteyeni yasaklayarak mı üretimi artıracaksınız? Buna verecek mantıklı bir yanıtınız var mı?

Tamgün Yasası Türkiye’nin Çıkarlarına Aykırıdır

Gerçekten bir önceki Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ ve ekibinin çıkarmış olduğu Tamgün Yasası’nın Türkiye için yararları ve gerekçelerini, Türkiye’nin genel çıkarlarını düşünen bir kişi için anlamak ve ikna olmak imkânsız gibidir. Yasanın getirdiği işleyiş ve kurallar, akıl ve mantık gerekçeleriyle de çelişiyor. Böyle olduğu halde, böyle bir yasa nasıl çıkarılıyor? Bu durum da Türkiye’nin bir acayipliğidir. Belirli dönemlerde toplumlar ve onu yönetenler toplumsal bir histeriye tutuluyorlar ve yanlışlar yapıyorlar. Bu konuda da böyle bir dönem yaşıyoruz.

Tamgün yasası Türkiye’nin çıkarlarına aykırı yönleri nelerdir?

Başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz:

1. Türkiye’nin az çalışmaya mı ihtiyacı var?

Tamgün Yasası, daha fazla çalışmak isteyeni yasaklayan bir yasadır. Daha önceleri hekimler saat 16:00’ ya kadar hastanelerde, 16:00’ dan sonra da saat 20:00- 21:00’ e, bazıları daha da fazla süreli olarak kendi muayenehanelerinde çalışmakta ve fazladan sağlık hizmeti üretimi yapmaktaydılar.

Şimdi, Tamgün Yasası ile mesaiden sonra çalışmaları yasaklanmış durumdadır.

Türkiye’nin daha fazla çalışmaya mı, yoksa yatan tembel bir topluma mı gereksinimi vardır? Yöneticilerimiz ikide bir açıklıyorlar: “üretimimiz tüketimimizden daha az” diye. Bu da bir hizmet üretimidir. Gönüllü olarak daha fazla çalışmak isteyeni yasaklayarak mı üretimi artıracaksınız? Buna verecek mantıklı bir yanıtınız var mı?

2. Doktor açığını böyle mi kapatacaksınız?

Doktor açığı var deniliyor. Avrupa ülkeleriyle kıyaslarsak, sayıca gerçekten açık görünüyor. Mesaiden sonra gönüllü olarak çalışmak isteyenlerle bu açık kısmen kapatılabilir. Şu anda, mesaiden sonra çalışmanın yasaklanmasıyla, bu açık daha da büyüyor.

Buna mantıklı bir açıklamanız var mı?

3. Esnek çalışma sistemi ile Tamgün Yasası’nı nasıl bağdaştıracaksınız?

Bu günlerde, hükümetin memurlara esnek çalışma hakkı vereceği yazılıyor. Esnek çalışma sistemi ile, tümüyle katı ve beton gibi yasaklarla dolu bu Tamgün Yasası’nı nasıl bağdaştıracaksınız merak ediyoruz. Esnek çalışma sistemi akılcı bir sistem. Ama Tamgün Yasası bu anlayışla da çelişiyor.

4. İşyeri hekimi gereksinimini nasıl karşılayacaksınız?

Masa başında, sahadaki durumu bilmeden çıkarılan yasalardan birisi maalesef bu İş Güvenliği Yasası’dır. Basında yazılanlara göre, yüksek riskli işyerleri de hesaba katılırsa, 1.000.000 civarında işyeri hekimi gerekiyor. Tüm hekim sayımız zaten 124.000 civarında. Hekimlerin tamamını seferber etseniz bile ihtiyacı karşılamıyor.

Ne yapacaksınız o zaman?

Ya her hekime sınırsız ya da 10 civarında işyerine bakma hakkı vereceksiniz, ya da işyeri hekimi gereken işyeri sayısını azaltacaksınız.

Her durumda Tamgün Yasası ayak bağı oluyor ve delinmek zorunda kalınıyor.

Zaten bu yasa mantıksız, gerçeklerle çelişkili ve ayak bağı olan bir yasa. Çözün bakalım bu sorunları bu “ mükemmel yasa” ile eğer çözebiliyorsanız.

5. Kamu sağlık giderlerini füze gibi artıran yasa

Artık bu durum bir ihtimal değil, bir gerçek. Sağlık giderleri, Tamgün Yasası ile füze gibi yükseldi. Tüm rakamlar bunu çok net olarak gösteriyor. 10 yıl önce 5-6 milyar TL olan kamu sağlık giderleri, şu anda 70 milyar TL civarında seyrediyor. Buna neden olan birinci faktör, Tamgün Yasası’dır.

Nasıl mı?

Birincisi, daha önce sınırlı bir ücrete razı olup saat 16:00’ya kadar devlete, saat 16:00’dan sonra da muayenehanede kendisine çalışan hekimlerin devlete maliyeti birkaç bin TL iken, Tamgün Yasası ile bu maliyetler 5- 6 katına yükseldi. Ücretlerin tümünü devlet finanse eder hale geldi.

İkincisi, esnek çalışma yok edildiği için daha önce daha az sayıda hekimle yürütülen işlere daha fazla hekim gerekti. Devlet piyasada ne kadar hekim varsa toplamaya çalıştı ve bunları da finanse etmeye başladı. Finanse edilen hekim sayısı da arttı. Sağlık Bakanlığı mevcudu 520 bin kişiye yükseltildi.

Diğer sağlık personelinin de hem sayısı, hem de kamuya maliyetleri yükseldi.

Hekimleri muayenehaneden caydırmak için devlet gereksiz, pahalı ve kör bir yarışa sokuldu. Bunun da bedeli ağır oldu: Yalnızca 70 milyar TL’cik; Türkiye’nin gelirlerinin dörtte – beşte biri.

6. Zengini finanse eden bir yasa

Devletin görevi, temel ve zorunlu düzeyde bir sağlık hizmetinin tüm yurttaşlara sağlanmasıdır. Bunun da makul, kaldırılabilir ve gerçekçi bir bedeli vardır. Örneğin, Türkiye için toplamda 25- 30 milyar TL gibi. Siz popülizm ve halka hoş görünme amacıyla ölçüyü kaçırıp abartırsanız, 70 milyarlara savrulur ve Türkiye’nin gelirlerinin 4 -5’ te birini bu alana harcar hale gelirsiniz.

Amaç temel düzeyde sağlık hizmetini makul maliyetlerle herkese sağlamaktır. Devlet, fantezi ve lüks harcamalardan kaçınmak zorundadır. Yoksa bugünkü gibi borç alıp, getirir savurursunuz. Ondan sonra da içinden çıkamaz hale gelirsiniz.Aynen şu anda olduğu gibi.

Bu yasa, ödeme gücü olanı, zengini de finanse eden maalesef aptalca bir yasadır. İnceleyin, görürsünüz.

7. Hekimi halktan uzaklaştıran yasa

Muayenehaneler açılması kolay küçük birimler olduğu için, toplum içinde yaygın olarak bulunmaktaydılar ve halkın istediği hekime en kolay ulaştığı birimler durumundaydılar.

Şu anda bu birimler yok edildi ve halk istediği hekime kolay erişemiyor.

Hastaneler her yere yayılamaz. Çünkü pahalı yatırımlardır. Belirli merkezlerde yoğunlaşırlar.

Tamgün Yasası, gerçekte hekimi hastadan uzaklaştırdı. İnceleyin görürsünüz.

8. Tüketimi artıran yasa

Deniliyor ki “ üretmiyor, tüketiyoruz”.

Haklısınız. Ama bunu yaratan ve körükleyen de sizlersiniz. Sizin “akıllı bakanlarınız ve yasalarınız”.

Hem hekim ve sağlık personelinin mesaiden sonra çalışmasını yasaklıyor ve üretimi azaltıyorsunuz, hem de çalışmayan kişilerin tüketime yöneleceğini göremiyorsunuz.

520 bin ve çevreleriyle birkaç milyon Sağlık Bakanlığı mensubunu tüketime yönlendiriyorsunuz.

9. Demokrasi ile bağdaşmayan yasa

Tam gün Yasası gibi mantıksız bir yasayı işletmek çok zor. Çünkü gerçek yaşam ile bağdaşmıyor. Onun için de bir sürü yasaklar getirildi. Kadro kısıtlamaları, keyfi yasaklamalar vs. Tümü de mantıksız ve demokrasiyle de bağdaşır yönü yok. İnceleyin görürsünüz.

10. Reel sektöre yazık oluyor

Gerçek ve zorunlu sağlık giderleri dışında, yüksek ilaç giderleri ve fantazi sağlık harcamalarına yöneltilen ölçüsüz harcamalar tamamı ile tüketim harcamalarıdır. Gerçekte, reel sektöre yönlendirilecek ve üretimi artıracak kaynakların önü kesilmektedir. Ne uğruna? Halka hoş görünme ve 3- 5 puan oy uğruna.

Değer mi tüm bunlara ve Türkiye’nin geleceğini böylesine ucuza heba etmeye?

Peki bu yasa neden çıkarıldı?

Bu kadar mantıksız ve sakıncalı yönü olan böyle bir yasa neden çıkarıldı o halde?

* Bazılarına göre, bazı hastane lobileri ucuz hekim ve sağlık personeli bulmak için, hekimlerin kendi başlarına çalışmalarını yasaklatmak istediler. Onun için de, Sağlık Bakanlığı’na bu yasayı çıkarttırdılar.

* Bazılarına göre de, eski Sağlık Bakanı’nın kişisel hırsı, inadı ve serbest çalışan doktorlara duyduğu derin önyargı nedeniyle bu yasa çıkarıldı.

* Bazılarına göre de oy desteği getireceği sanılarak bu yasa çıkarıldı.

Öyle veya böyle. Sonuçta bu yasa akla, mantığa ve günün gereksinimlerine uymuyor. Ve Türkiye’ye zarar veriyor.

Başbakan Erdoğan’ın, hükümetin ve TBMM’nin bu konuda yanıltıldığı açık. Yeni Sağlık Bakanı da konuyu anlamış görünmüyor. Umarız yanlışlarından dönerler ve Türkiye’ ye daha fazla zarar vermezler.

Çünkü zararın bedelini hepimiz ödüyoruz. Onlar giderler, ama fatura hepimize kalıyor. Oluşturulan borç ve yüklerin faturasını bizler ve gelecek nesiller ödemek zorunda kalacaklar. Buna kimin hakkı var?

Yorumlar

1. Ankara Jinekoloji ve Obstetrik Uzmanları Platformu

19 Ekim 2013, 11:53 AM

BU YASA "SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM"ÜN BAŞARILABİLMESİ İÇİN ÖN KOŞUL İDİ. BÖYLECE SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKMEK İÇİN ÖNCE EMEĞİN UCUZLATILMASI GEREKİYORDU. BU BİR ULUSAL PROJE DEĞİL, ULUSLARARASI SERMAYEYİ KAZANDIRAN, HEKİMİ ÇALIŞAN, HASTAYI MÜŞTERİ YAPAN BİR ULUSLARARASI BİR PLANDIR

Son Paylaşımlar
Arşiv

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus