Akıllı Seçimler: Psikiyatri

Hekimler ve hastaların sorgulaması gereken beş şey

1. Uygun bir başlangıç değerlendirmesi ve sürekli bir izleme olmadan hiçbir endikasyon için hastalara antipsikotik ilaç yazmayın.

Her hangi bir nedenle antipsikotik ilaç kullanan hastalarda metabolik, nöromüsküler ve kardiyovasküler yan etkiler olağandır. Bu nedenle kullanımlarını güvenceye almak için kapsamlı bir başlangıç değerlendirmesi ve yan etkilerin belirlenebilmesini garantilemek için bir sürekli izlem esastır. “Uygun başlangıç değerlendirmesi” şunları içerir:

(a) Hedeflenen semptomların altında yatan genel tıbbi, psikiyatrik, çevresel ve psikososyal problemler dahil muhtemel nedenlerin kapsamlı bir değerlendirilmesi,

(b) Genel tıbbi durumların göz önüne alınması,

(c) Genel tıbbi durumlar, özellikle metabolik ve kardiyovasküler hastalıklar aile hikayesinin değerlendirilmesi.

“Uygun izleme” ise dozun dokümantasyonu ve yeniden değerlendirilmesi, etkinlik ve ters etkiler ile; hareket rahatsızlıkları veya nörolojik belirtiler, kilo, bel çevresi ve/veya VKİ, kan basıncı, nabız hızı, kan şekeri ve lipid profili içinde olmak üzere hedefe yönelik ve periyodik aralarla yapılan değerlendirmedir.

2. Rutin olarak iki ya da daha fazla antipsikotik medikasyonu bir arada yazmayın.

Araştırmalar ayaktan kliniklerde %4-35 oranında, yatan hastalarda %30-50 oranında iki veya daha fazla antipsikotik kullanımı olduğunu gösteriyor. Ancak çoklu antipsikotik medikasyon kullanmanın etki ve güvenliği ile ilgili kanıtlar sınırlıdır ve ilaç etkileşimi, tedaviye uyumsuzluk ve hatalı medikasyon riski artar. Genel olarak; mümkünse biri klozapinle olmak üzere üç monoterapi denemesinin başarısız olduğu olgular hariç veya monoterapiyi tedricen kaldırmak planıyla tedaviye bir ikinci antipsikotik ilacın eklendiği durumlar dışında, aynı anda iki ya da daha fazla antipsikotik ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.

3. Demansın davranışsal ya da psikoljik belirtilerinin tedavisinde birinci seçenek olarak antipsikotik kullanmayın.

Demansın davranışsal ve psikolojik belirtileri, bilişsel olmayan belirti ve davranışlar olarak tanımlanır ve bunlar arasında ajitasyon veya agresyon, anksiyete, irritabilite, depresyon, apati ve psikoz yer alır. Kanıtlar bu popülasyonda antipsikotik medikasyonun risklerinin (yani serebrovasküler etkiler, mortalite, parkinsonizm veya ekstrapiramidal belirtiler, sedasyon, konfüzyon ve başka bilişsel rahatsızlıklar ve kilo artışı) potansiyel yararlarına ağır basma eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Klinisyenler antipsikotik medikasyon kullanımını, farmakoloji dışı önlemlerin başarısız kaldığı ve hastanın gösterdiği belirtilerin kendileri veya başkalarını tehdit edebileceği olgularla sınırlamalıdır. (Bu madde, Amerikan Geriatri Derneği’nin “Akıllı Seçimler” tavsiye listesinde de yer alıyor)

4. Erişkinde uykusuzluk için birinci seçenek müdahale olarak rutin antipsikotik medikasyon yazmayın.

Uykusuzluk (primer veya başka bir psikiyatrik ya da tıbbi duruma bağlı) tedavisinde antipsikotik medikasyonların etkinliğine dair yetersiz kanıt bulunuyor, karışık sonuçlar gösteren az sayıda çalışma var.

5. Çocuk ve adolesanlarda rutin olarak, psikotik rahatsızlıklar dışındaki herhangi bir tanı için birinci seçenek tedavi olarak antipsikotik ilaçları kullanmayın.

Yani araştırmalar son 10-15 yılda antipsikotik medikasyon kullanımının neredeyse üçe katladığını gösteriyor ve bu artış, aile geliri düşük çocuklar, azınlık çocukları ve dışsallaştırıcı davranış rahatsızlıkları (yani şizofreniden çok, başka psikotik rahatsızlıklar ve şiddetli tik rahatsızlıkları) gösteren çocuklarda orantısız görünüyor. Çocuk ve adolesanlarda antipsikotik medikasyonların etkinliği ve toleransına dair kanıtlar yetersizdir ve çocuklarda kilo alımı, metabolik yan etkiler ile ve kardiyovasküler değişimlere potansiyel olarak daha kuvvetli bir eğilimle ilgili ciddi endişeler bulunuyor.

Orijinal yazı için: Psikiyatride Akıllı Seçimler

Son Paylaşımlar
Arşiv