Karaciğer Naklinden Sonra Bağışıklık Baskılaması İçin Kortikosteroidlere Kıyasla Antikorla İndüksiyon Tedavisi

Cochrane derleme özeti

 

Arka plan

Tarihsel olarak karaciğer naklinden sonra bağışıklık sisteminin baskılanmasının omurgasını kortikosteroidler oluşturdu ve bu tedaviye tipik olarak naklin hemen öncesinde ya da esnasında başlandı. Ancak steroid kullanımıyla birlikte enfeksiyon, hepatit C virüs nüksü, diyabet, hipertansiyon, obesite, osteroporoz, kırık ve yaşam kalitesinde düşme gibi bazı komplikasyonlar görülür. Bu nedenle karaciğer nakledilen hastalarda kortikosteroidden kaçınma ya da kortikosteroid azaltma rejimleri geliştirildi.

Karaciğer naklinden sonra bağışıklık baskılamayı indüklemek için T-hücrelerine karşı antikorlar da kullanılır. Bu T-hücresine spesifik antikor indüksiyon tedavisi nakledilen karaciğerin reddini geriletmeyi amaçlar ve nakil sonrası ilk iki hafta içinde verilir. Ayrıca bu antikorlar böbrek işlevini korumak için sonradan kalsinörin inhibitörlerinin başlanmasına izin verebilir.

 

Karaciğer nakledilen hastalarda çeşitli tiplerde T-hücresine spesifik antikor indüksiyon tedavileri kullanılıyor: interlökin 2 reseptör antagonistleri (BT563, daklizumab, veya baziliksimab), CD3 reseptörüne spesifik monoklonal antikorlar (muromonab-CD3) ya da CD52 yüzey proteini (alemtuzumab) ve poliklonal antikorlar (tavşan ya da at antitimosit globulini (ATG) veya antilenfosit globulin (ALG)). Yeni bir yaklaşım kortikosteroid azaltma ya da kaçınma rejiminin bir parçası olarak kortikoseroidleri T-hücresine spesifik antikor indüksiyonuyla değiştirmektir. Bu T-hücresine spesifik antikor indüksiyon tedavisinin fayda ve zararları belirsiz durumda.

 

Amaç

Karaciğer naklinden sonra bağışıklık baskılamayı indüklemek için antikor indüksiyon tedavisinin kortikosteroid tedavisinden daha iyi ya da kötü olup olmadığını anlamayı hedefledik. Spesifik olarak karaciğer nakli sonrasında bağışıklığı kortikosteroid kullanmadan baskılamanın bir yolu olarak T-hücresine spesifik antikor indüksiyonunun rolünü ve hangi tip antikor tedavisinin daha az yan etkiyle en iyi iş gördüğünü kesinleştirmek istedik. Tıbbi veri tabanları 2013 Eylülüne kadar sistematik olarak taranarak toplam 1589 katılımcıda iki yöntemi kıyaslayan 10 randomize kontrollü araştırma bulundu. Araştırmalarda antitimosit globulin ve interlökin 2 reseptör antagonistleri baziliksimab ve daklizumab incelendi. Bu çalışmalarda kayırma hatası riski yüksekti. Bu da derlenen kanıtların kalitesinin düşük olduğu anlamına geliyor.

 

Sonuçlar

Analizlerimiz mortalite, greft kaybı, akut red, enfeksiyon, hepatit C virüs nüksü, habaset gelişimi ve nakil sonrası lenfoproliferatif bozukluk anlamında anlamlı farklar olmadığını gösterdi.

 

Herhangi bir tipte T-hücresine spesifik antikor tedavisi alan hastalarda sitomegalovirüs enfeksiyonu steroide göre daha seyrekti (düşük kalitede kanıt). Bu bulgu steroide kıyasla hem interlökin-2 reseptör antagonist indüksiyonu hem de poliklonal T-hücresine spesifik antikor tedavisi alan hastalarda gözlendi. Ancak sitomegalovirüs enfeksiyonuyla ilgili olarak araştırma sekansiyel analizi yapıldığında rastgele hata riski dışlanamıyor.

 

Bunun yanında T-hücresine spesifik antikor indüksiyonu yapıldığında streoid indüksiyonuna kıyasla (düşük kalitede kanıt); hem interlökin-2 reseptör antagonist indüksiyonu hem de poliklonal T-hücresine spesifik antikor tedavisi steroidle kıyaslandığında diyabet daha az görüldü. Araştırma sekansiyel analizi yapıldığında diyabette azalmayla ilgili rastgele hatalar dışlanamıyor.

 

Kararlar

Güncel kanıtların düşük kalitesinin sonucu olarak T-hücresi spesifik antikor indüksiyonunun etkisine dair kanıtlar belirsiz kalıyor. T-hücresi antikor indüksiyonu steroide kıyasla diyabet ve sitomegalovirüs enfeksiyonlarını azaltabilir görünüyor. T-hücresi antikor indüksiyonu kullanımıyla birlikte steroide kıyasla başka bir net fayda ya da zarar görülmedi. Bazı analizler için T-hücresi spesifik antikor indüksiyonu kullanımını araştıran çalışma sayısı düşük ve bunlarda katılımcı sayısı ve sonuç ölçütleri sınırlı. Bunun yanında derlenen çalışmaların doğası heterojen ve farklı tipte T-hücresi spesifik antikor indüksiyon tedavileri uygulandı. Tüm çalışmalarda kayırma hatası riski yüksekti. Bu nedenle karaciğer nakledilen hastalarda steroid indüksiyonuna kıyasla T-hücresi spesifik antikor indüksiyonunun fayda ve zararlarını değerlendiren yüksek kalitede başka randomize klinik araştırmalar yapılması gerekiyor.

 

Kaynak

Penninga L, Wettergren A, Wilson CH, Chan A, Steinbrüchel DA, Gluud C. Antibody induction versus corticosteroid induction for liver transplant recipients. Cochrane Database of Systematic Reviews 2014, Issue 5. Art. No.: CD010252. DOI: 10.1002/14651858.CD010252.pub2

 

Orijinal özet için: Karaciğer Naklinde Bağışıklık Baskılama

 

Tam metin için: Tıbbi Özet Ve Tam Metin

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus