Solcuların Siyasi Zekâsı Neden Çok Düşük?

22.07.2014

Dr. Kaan Arslanoğlu 1959 Bartın doğumlu, Düzceli.  Cerrahpaşa Tıp Fakültesl 1984 mezunu. Psikiyatri uzmanı. İhtisasını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yaptı. Hekimliğini Eskişehir, İstanbul, Ağrı, İzmir ve tekrar İstanbul’da sürdürdü ve tamamladı. Halen hekimlik yapmıyor. Yazarlıkla uğraşıyor. Ortak çıkardığı dört kitabıyla toplam 22 kitabı var. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde yazdı. "Tıp Bu Değil" kitabının yazarlarından. Halen Düzce’de yaşıyor.

Cumhurbaşkanı seçimi, TKP’nin bölünmesi vb. üzerine . . .  

 

"Bu bir bilimsel-düşünsel tez yazısıdır, aşağılama veya küfür amacında değildir. Düşünerek ve soğukkanlı okunması rica olunur." 

 

 İnsanBU.com‘dan

 

İnsanın sosyal zekâsının düşüklüğü üstüne epey yazdım. Siyasi zekâsı daha da düşüktür. Konuyu birkaç cümlede özetlersek: İnsan türü bundan 200 bin yıl kadar önce, bir önceki atasından evrimleşerek şimdiki durumuna geldi. İnsan aklı da doğal seçilim üstünden yürüyen bu evrimin sonucudur. 200 bin yıl önce evrimce belirlenen bu zekânın dört ana bileşeni bulunur: Dil zekâsı, teknik zekâ, sosyal zekâ ve bunları birleştiren genel zekâ.

 

İnsan son 10 bin yılda "uygarlığı" kurdu, son 300 yılda kapitalist teknoloji toplumunu yarattı. Aklının, bu çok hızlı, çok kalabalık yaşama en az uyum gösteren katmanı sosyal zekâsıdır. Doğal olarak sosyal zekâsının alt katmanı olan siyasi zekâsı ortama daha az uyum gösterebiliyor.

 

Bugüne dek solcular olarak şu masala inandık: Toplumun sosyal-siyasal aklı genel olarak şu veya bu durumda olabilir, ama en akıllı kesimi solculardır. Solcular içinde de sosyalistler en üst siyasal aklı temsil eder.

 

Oysa gerçek tam tersidir. Sağcıların siyasi zekâsı solcularınkinden üstündür. Solcular içinde gruplar ve kişiler radikalleştikçe, siyasi zekâ o oranda azalır. Sol uçlara gidildikçe (tıpkı sağ uçlara gidildiğinde görüldüğü gibi) azalır.

 

Solcularda ve sosyalistlerde sağcılarınkine göre üstün olan siyasi zekâ değil başka şeylerdir: Daha adaletli, daha halkçı, daha eşitlikçi bir düzen hayali… (Sosyalizm insanlığın tek kurtuluşu olduğu gibi, mantıken en "iyi" sistemdir.) Bu uğurda siyasi mücadele verebilme özverisi, erdemi…  Sağcı ile solcu arasında başkaca çok önemli bir fark yoktur.

 

Solcuların siyasi aklını zayıflatan düzenek son derece basittir ve dört maddede özetlenebilir:

 

1

Solcuların- sosyalistlerin hayal ettiği çözümler daha adaletli ve iyicil çözümler olmakla birlikte, insan doğasına daha az uygun çözümlerdir ve dolayısıyla başarı şansları daha düşüktür. Başka deyişle iyicillik üstünden değil, hayatta kalma, uyum, öne çıkma ve başarı üstünden yürüyen sosyal zekâ ve siyasi zekâda sol siyaset daha ilk adımdan sorunludur.

 

2

Tam da bu nedenle toplumlarda solculuğa yatkın bireyler düşük orandadır. Çünkü doğal seçilim aksi yönde baskı yapar. Düşük orandaki kitleden de daha düşük oranda siyasi deha çıkması doğaldır.

 

3

Belki ilk ikisinden önemli madde budur ki: Sol siyaset yapmak sağ siyaset yapmaktan çok daha zordur. Sol, yokuş yukarı siyaset yapar. Bu yüzden sol, özellikle sosyalist-komünist siyaset çok daha kararlı, militan, eğilip bükülmez kadrolara ihtiyaç duyar. Böyle eğilip bükülmez, kararlı beyinlerin ise esnekliği zayıftır. Siyasi zekâ ise esneklik yeteneğiyle yükselir. Dolayısıyla esnekliği düşük beyinlerin tercih ettiği sosyalist mücadelede siyasi zekâsı düşük bireylerin yoğunluğu tesadüf değildir.  

 

4

Üçüncü maddenin temel zemininde sol siyasi akıl, geniş kitleleri etkilemekten çok, gayet dar yakın çevreyi etkilemeyi hedefler. Bu da sosyalist söylemi bilimsel-felsefi ikna çabalarından, etik ve akılcı yorumlardan uzaklaştırır. Küçük çevrelerde etkili itikat dilleri kurulur. İnanç pekiştirme ve kısıtlı kavramlarla oluşturulmuş dogmayı sürekli tekrarlama karakteristiktir. O belli çevreler ancak bu dilden, kodlardan anlar, bu dille ajite olur; ama halk için o dilin hiçbir anlamı yoktur, ne ki aklı başında aydınlar da o dilden etkilenmezler. Böylece üçüncü maddedeki doğal yapı dördüncü maddenin çevre etkisiyle pekişir. 

        

Tanımlayalım: Siyasi zekânın yüksekliğinden kastımız geniş kitleleri yönlendirebilme, yönetme becerisinin yüksekliğidir. Başka deyişle siyasi başarıdır. 

 

İki örnek

Yüzlerce yıldır biriken olgulara son iki örnek:

 

Geniş bir kesim Cumhurbaşkanlığı seçimini boykota hazırlanıyor. Komünistler-sosyalistler-ulusalcı sosyalistler-ulusalcılar-anarşistler-Kürt hareketi… Olabilir, herkes bu boykottan farklı bir yarar umabilir.

 

Ama boykotu savunurken başvurdukları mantık… Kürtlerin seçiminde belli bir zekâ görülüyor. Bundan yararlanabilirler. Erdoğan’la anlaşmış veya yaşamları boyunca CHP’yi parçalamaya uğraşmış birkaç lider bundan belli bir fayda görebilir. Ya diğerleri? Gizli üst iktidar hesaplarından bihaber aydınların-siyasetçilerin durumu?

 

Ulusalcı ile PKK’lı, komünistle liberal, anarşistle dinci faşist kol kola ve üstelik türlü garip demagojilerle bu açık gerçeği önce kendi akıllarına yok saydırıyorlar. Altı ay önce söyledikleri her şeyi, "Gezi" , "diktatör", "AKP faşizmi" üstüne kurdukları tüm muhalefet aklını bir anda yok sayan bu yeni "kurnazlıklarının" altında yatan derin faydacılığın geniş kesimlerce fark edilmeyeceğini düşünüyorlar.

 

Anlaşılıyor ki dindar yobazlık solda da sağdaki kadar güçlü. Ama sağdaki Sünni biçemli yobazlıktan şeklen farklı yobazlıklar bunlar. Kimi Kemalist, kimi Marksist, kimi Leninist, kimi liberal yobaz… Stalinist yobazlar, anti-Stalinist yobazlar, Kürt milliyetçisi yobazlar var.

Uçlara doğru gidildikçe o kadar az insan kararını sorgulayarak, düşünerek, bilim ve felsefe okuyarak veriyor ki… Uçlardakiler o kadar dindarca sarılıyorlar ki başarısızlık ritüellerine, akıl alır gibi değil.

 

Yani olaylara serinkanlı, ortadan bakan büyük çoğunluğun siyasi aklının, oyunu Erdoğan’a da, İhsanoğlu’na da, Demirtaş’a da verecek olsalar, uçlardaki boykotçuların siyasi aklından daha üstün olduğunu söyleyebiliriz. Bunu demek için deha olmak gerekmiyor. Azcık sosyal bilimle haşır neşir olmak yeter. Bilimi de yobazca yorumlamıyorsanız tabii ki. Bu büyük çoğunluk da sorgulamaz, okumaz, düşünmez aslında; ama güdülerine ve duygularına göre hareket eder, daha konformisttir, ama siyaseten ortayı, yani başarılıyı daha iyi seçerler. Yani siyaseten daha akılcı davranırlar. 

 

Ve üzüntü verici başka bir hadise: TKP’nin bölünmesi. Bölünme sonrası bildirileri okuyoruz. Aynı yobaz, kendinden son derece emin, tepeden dil…  Her şeyi çözmüşler sanki… Oysa tüm dertleri birkaç bin kişiyi kendi çevrelerinde militanlaştırmak… Biz bu noktaya nasıl geldik? Bunun akılcı, mütevazı, soğukkanlı sorgulaması yok. Bir ölçüde haklılar. Çünkü biliyorlar ki, sol siyasette dürüst aklı, içten dili işlettiniz mi, defterinizi o saatte dürerler. Ama sonuç? 

Sonuçta birbirimizi kandırıyoruz, 75 milyonluk koca Türkiye’de en çok 40-50 bin kişi. Ve bunun çok normal olduğuna dair kuramlar geliştiriyor, başarısızlığımızı başarı gibi gösteriyoruz; zekâmız berbat olduğu gibi, ahlakımız da yamuk, sürekli yalan söylüyoruz.

 

Bu satırların yazarı dâhil neredeyse bir asır boyunca hiçbir zaman yüzde üçü bile etkileyememiş kişiler olarak siyasi zekâmızın düşüklüğünü kabul etmenin, sonra da buna karşı önlemler almanın zamanı geldi de geçmedi mi artık?

 

Yorumlar

 

1. Gazi Zorer

22 Temmuz 2014, 8:34 PM

Son 35 yılda okuduğum en güzel yazılardan biri. Tebrikler Kaan Arslanoğlu.

 

2. derya

22 Temmuz 2014, 8:46 PM

Gazi Bey, değerli yorumunuza çok teşekkürler, Kaan Beye ilettim. Sevgiler, Derya

 

3. KANİ GEMİCİ

23 Temmuz 2014, 8:56 AM

MERHABA.
KÜÇÜK GRUPLARIMIZI DEĞİL, GÜZEL ÜLKEMİZİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ, GELECEĞİMİZİ, BİR SURİYE BİR IRAK, BİR LİBYA, BİR FİLİSTİN…….OLMAMAK İÇİN KARAR VERMELİYİZ. OY VERMEMEK,
MEVCUT TEHLİKELİ GİDİŞİN KAZANINA KÖMÜR TAŞIMAKTIR.
SELAM, SEVGİ VE SAYGILARIMLA.

 

4. Mehmet Şilli

23 Temmuz 2014, 10:52 AM

Solcuların siyasi zekasının azlığından çok PARALARI az ve gelecek için garanti veriyorlar UMUT VERMİYORLAR. İnsanlar umutla yaşar bu umut daha iyi bir yaşantı, daha çok kazançtır. Kapitale karşı olduklarından para kazanamıyorlar. Oysa her inanç ve ideoloji kazancın kılıfı olmalıdır. Yağma yok! dedin mi kimse savaşa gitmez…..

 

5. TC Senol Carilli

24 Temmuz 2014, 6:47 AM

Çok teşekkürler. Gerçekten aydınlatıcı bir yazı

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus