Sağlık Bakanlığı Muayenehaneler Konusunda Yargı Kararları İle Barışacak mıdır?

04.02.2013

Doç. Dr. Paşa Göktaş Develi’de doğdu. 1977 yılında Hacettepe Ü. Tıp Fakültesinden mezun oldu. Enfeksiyon H. ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlık eğitimini Ankara Ü, Tıp Fakültesi ve Haydarpaşa Nümune EAH’de aldı. Doçent olduğu 1992 yılında Haydarpaşa Nümune EAH Enfeksiyon H. ve Klinik Mik. Şefliği’ni kazandı, bu görevi 2011 yılına kadar sürdürüp aynı yıl emekli oldu. 180 üzerinde yayını olan Dr. Göktaş bunlar dışında sağlık sistemi ve laboratuvarlarda kalite sistemleri ile ilgili yazılarını sürdürüyor. Dr. Göktaş, Tıp Laboratuvarları Derneği kurucu ve başkanı, Gelişim Tıp Laboratuvarları'nın yöneticisi, evli ve iki çocuk babası. Istanbul Tabip Odası 2012 seçimlerinde, Özgür Hekimler Platformu listesinden TTB delege adayı olan Dr. Göktaş halen platformun yöneticileri arasında yer alıyor.

Tam gün yasası şu anda yok hükmünde mi?

Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi Tam Gün Yasası’nı iptal etmiş durumdaydı. Gerekçeli karar da 1 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Ancak, yasanın yürürlük tarihi 1 Temmuz 2013 tarihine ertelendi.

 

Hukukçular, temel hükümleri anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen bir yasanın, uygulanmaya devam edilmesinin hukuksuz ve geçersiz olacağını belirtiyor.

 

Bazı mahkemeler de bu yönde kararlar verdi ve Tam Gün Yasası’nın fiilen “yok hükmünde olduğunu” belirttiler.

 

Sağlık Bakanlığı yargı kararları ile barışacak mıdır?

Sorun, sağlık bakanlığının uygulamalarında düğümleniyor.

 

Bugüne kadar, genelde Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve yerel mahkemeler gibi yargı kuruluşları, Tam Gün Yasası ile ilgili konularda Sağlık Bakanlığı uygulamalarının yanlışlığını saptayarak, hekimlerin çalışma özgürlüğü lehinde kararlar verdi.

 

Ancak, Sağlık Bakanlığı ısrarla ve anlaşılmaz nedenlerle hekimlerin çalışma özgürlüğünü neredeyse yok edici yaklaşımlar sergiliyor.

 

Sağlık bakanlığı mensuplarının büyük çoğunluğunun bu görüşte olmadığını biliyoruz. Az sayıda, ancak yönetimde etkin görünen dar bir grup, hekimlerin serbest çalışması konusunda anlaşılmaz bir önyargı ve takıntı içindedir ve muayenehane çalışmasını kendisine çalışma biçimi olarak seçmiş olan hekimlerle birlikte, mesaiden sonra çalışmak isteyen hekimlere, yaşamı iyice zorlaştırıyor ve neredeyse açlığa sürüklüyorlar.

 

Bu yönde, ne yasal çerçevelere uyan, ne de vicdani ölçülerle de bağdaşmayan kısıtlamalar ve baskılar uygulanıyor.

 

Yargı kuruluşları bu durumu tespit ederek, yasal anlamda noktayı koydu. Ancak, Sağlık Bakanlığı’ndaki önyargılı kişilerin, başka ne tür “yaratıcı ve kurnazca” bezdirme yollarına başvurup başvurmayacağı beklenmektedir.

 

Ya da, Yargı kararları ile kavga etmeyi bırakarak, hekimlerin çalışma özgürlüğüne saygı gösterecekler midir?

 

Sağlık Bakanlığı, ülkenin ciddi bir kuruluşu olmalıdır. Bu tür uygulamalarla, maalesef güveni ve ciddiyetini yitirmektedir. Öncelikle yasalara herkesten önce kendisi uymak zorundadır.

 

Hekimlerin serbest çalışmasının kime ne zararı vardır?

Sağlık Bakanlığı’na bir zararı var mıdır? Biz bir zarar bulamıyoruz.

 

Halka bir zararı var mıdır? Hayır. Tersine, bir grup hasta, kendilerinin daha kaliteli hizmet aldığı, adam yerine konduğu ve önemsendiği, böyle bir hizmeti aramaktadır. Onlar için, muayenehanelerinin yeri ayrıdır.

 

Ülkeye bir zararı var mıdır? Hayır. Aksine, sağlık hizmeti üretimine kaliteli bir katkı yapılmaktadır. Devlete de bir kuruş yükleri yoktur.

 

Ekonomiye bir zararı var mıdır? Hayır. Aksine vergi, istihdam, kira, muhtasar vb. gibi yollarla ekonomiye katkı yapmaktadırlar.

 

Hekimlerin özgürce çalışmasının engellenmesi kimlerin talebidir? Defalarca yazılıp çizildiği üzere, yabancı sağlık ve hastane zincirlerinin.

 

Hekimlerin serbest çalışmasının desteklenmesi, devletin yüklerini azaltacaktır. Türkiye’ de sağlık sisteminin en büyük problemi, kamu sağlık giderlerinin oldukça yüksek olmasıdır. Bu miktar, şu anda 70 milyar TL’ler civarındadır.

 

Hekimlerin serbest çalışabilme olanaklarını yok ederek, onları zorunlu devlet memuru haline getirmek, kamusal yükü daha da artıracaktır.

 

Serbest çalışan hekimlerin, devlete bir kuruşluk maliyeti yoktur. Aksine çok fazla vergi ve istihdam katkıları vardır.

 

Hastalarının da devlete maliyetleri yoktur. Bu sayede hastalar, gönüllü olarak kendi sağlık giderlerini kendileri karşılıyor ve bir anlamda devletin üzerinden sağlık yükünü azaltıyor, sağlık sistemine katkıda bulunuyor.

 

Bundan daha akılcı bir yol olur mu? Akıllı bir devlet, bu formülü destekler.

 

Sağlık Bakanlığı’nda, hekimlerin serbest çalışmasını yok etmek isteyen kişiler, bunları göremiyor. Dolayısıyla, hem ülkeye, hem de ekonomiye zarar veriyorlar.

 

Yanlış işleyen bir durum söz konusudur.

 

Umarız, bu yanlışlığı gören ve düzelten sağduyu sahibi kişiler, kurumlar ve yöneticiler bu ülkede vardır.

 

Bu sayede, Sağlık Bakanlığı’nda yerleşmiş önyargılı kişiler hekimlerin çalışma özgürlüğünü kısıtlama, kapıları- merdivenleriyle uğraşma, mesaileriyle uğraşma gibi boş işlerle vakit geçirmeyi bırakırlar.

 

Böylelikle de, Sağlık Bakanlığı asli görevlerine tekrar döner ve saygınlığını yeniden kazanır.

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus