Göğüs Veya Kalp Cerrahisine Giren Hastalarda Kan Pıhtılaşmasının Önlenmesi


Cochrane derleme özeti

Arka plan

Cerrahiye giren hastalarda toplardamarda kan pıhtısı gelişimi (venöz trombo-emboli) ihtimali yüksektir. Pıhtılar derin venlerde olabilir (derin ven trombozu) ya da akciğerlere atlayabilir (pulmoner tromboemboli). Başka tipten cerrahilerde olduğu gibi, kalp ya da göğüs cerrahisinden sonra kan pıhtılarına karşı etkili korunma ameliyat sonrasında kan pıhtılarının oluşma riskini azaltabilir. Ancak bu potansiyel faydaların tedaviye eşlik eden kanama risklerine karşı tartılması gerekir.

Bu sistematik derlemede göğüs veya kalp cerrahisine giren hastalarda antikoagülanlar (kan pıhtılaşmasını azaltan ilaçlar), mekanik müdahaleler (bacaklarda kan akımını artıran havalı pompalar) ve kaval filtrelerin (pıhtıların bacak damarlarından akciğerlere gitmesini önlemek için ana karın arterine konan filtreler) etkinlik ve güvenliği araştırıldı.

Çalışma özellikleri ve ana sonuçlar

Altısı kalp cerrahisi (3359 katılımcı) ve yedisi göğüs cerrahisi (3564 katılımcı) için yapılmış, toplam 6923 katılımcı ile yürütülen 13 randomize kontrollü araştırma belirledik. Kanıtlar 2014 Mayısına kadar günceldir. Çalışmalarda fondaparinuks, yeni direk trombin veya direk faktör Xa inhibitörleri veya kaval filtreler değerlendirilmedi. Veriler, farklı kıyaslamalar yapılması ve verilerin eksikliği nedeniyle kombine edilemedi. Klinikle ilişkin; pulmoner emboli ve da majör kanamalar gibi sonuç ölçütleri çoğunlukla eksikti.

Kardiyak cerrahide üç çalışmadaki 3040 hastada 71 semptomatik venöz tromboemboli meydana geldi. Derleme popülasyonunun %85’ini temsil eden 2551 katılımcılı bir çalışmada non-fraksiyone heparin - aralıklı pnömatik baskı kombinasyonu ile birlikte, tek başına non-fraksiyone heparine kıyasla semptomatik venöz tromboembolide önemli bir azalma görüldü.

Majör kanama sadece bir çalışmada raporlandı ve en iyi tahmini hesaba göre K vitamini antagonisti alan hastalarda; platelet inhibitörü alan hastalara kıyasla yedi kat daha sık görüldü; ancak gerçek rakam 1,5 ile 30 arasında bulunabilir.

Göğüs cerrahisinde, 6 çalışmada semptomatik tomboemboli 2890 hastanın 15’inde görüldü. Kombine analiz yapılamadı ancak non-fraksiyone heparini inaktif kontrole karşı değerlendiren en büyük çalışma, semptomatik venöz tromboemboli görülme sıklığında azalma anlamında bir fayda göstermedi.

Majör kanamalar iki çalışmada raporlandı; sabit doz ve kiloya ayarlı düşük molekül ağırlıklı heparin arasında fark bulunmadı (%8.1’e karşın %2.7); non-fraksiyone heparinle düşük molekül ağırlıklı heparin arasında da fark bulunmadı (%6 ve %4).

Kanıt kalitesi

Genel olarak kalp ve göğüs cerrahisinde tromboprofilaksi kullanımına dair kanıtlar seyrek bulundu, bu nedenle fayda-zarar dengesi hakkında çok şüpheliyiz. Tüm çalışmalarda büyük tasarımı kusurları mevcut olup çoğunda plasebo grubu veya tedavi verilmeyen kontrol grupları yoktu. Çeşitli sonuç ve kıyaslamalar için genel kanıt kalitesini; kesin olmayan etki hesapları ve kayırma hatası riski nedeniyle düşük olarak değerlendirdik. Verilerimiz bu tip cerrahiye giren tüm hastalara tromboprofilaksi önerilemeyeceğini, ancak daha çok venöz tromboemboli ve kanama riskin temel alınarak her vaka için kişisel olarak düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.

Kaynak

Di Nisio M, Peinemann F, Porreca E, Rutjes AWS. Primary prophylaxis for venous thromboembolism in patients undergoing cardiac or thoracic surgery. Cochrane Database of Systematic Reviews 2015, Issue 6. Art. No.: CD009658. DOI: 10.1002/14651858.CD009658.pub2

Orijinal özet için: Cerrahide Tromboemboli

Tam metin için: Tıbbi Özet Ve Tam Metin

Son Paylaşımlar
Arşiv

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus