Kolesterol İle Depresyon Arasında Bir İlişki Var mı?

16.11.2013

Dr. Mutluhan İzmir, 1961 yılında Elazığ’da doğdu. Ortaokulu Ankara Tevfik Fikret Lisesi’nde okudu. Ankara Fen Lisesinde bitirdi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1985 yılında mezun oldu. İki yıllık zorunlu hizmet sonrası 1987-1989 yılları arasında ODTÜ Elektrik Elektronik Bölümünde, biyomedikal mühendisliği doktora öğrencisi oldu. 1990′da asistan olarak girdiği Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümünde 1996 yılında psikiyatri uzmanı oldu ve aynı yıldan beri psikiyatri pratiğini özel hekim olarak sürdürüyor.

Son yıllarda kolesterolü ve yağ asitlerini suçlu ilan eden tıbbi yaklaşım nedeniyle, insanlara yaygın olarak kolesterol ve yağ asitlerinden fakir diyetler önerilmekte, kolesterol ve yağ asitlerini düşürücü ilaçlar kullanmaları önerilmekte ve bu maddelerin vücuttaki miktarının azaltılmasına çabalanmaktadır. Bu durumun depresyon için bir biyolojik neden olduğu yönünde şüpheler vardır. Çocukluk çağında yağ ve kolesterol kısıtlamasının beyin gelişiminde olumsuz bir etki yaptığı, bilişsel işlevlerin gelişimini bozduğu, öğrenmeyi olumsuz etkilediği bilinmektedir (Zhang). Ergen ve erişkinlerde kolesterol ve yağ asitlerinin düşürülmesi ya da düşük olması da yine zihinsel işlevlere olumsuz etki yapmaktadır (Zhang).

 

Bu konuda daha ileri çalışmalara gerek olduğu açıktır. Ancak bu bulgulardan yola çıkarak şunu sormak doğaldır: Giderek toplumda artan biçimde ve yaygınlaşan biçimde kullanılan kolesterol düşürücü ilaçlar, kolesterolü düşürdükleri için depresyona mı neden olmaktadırlar? Bu soruyu daha ciddiye almamızı gerektiren kanıtlar, unipolar ve bipolar depresyonlu hastaların beyin ve vücut hücre zarlarında normale oranla daha düşük yağ asidi olduğunu gösteren çalışmalardan gelmektedir (Conklin 2007, 2010).

 

Kolesterol ile duygu durumu arasındaki ilişkiyi daha ayrıntılı olarak anlamak için yapılan bir çalışmada maymunlara yüksek kolesterollü ve düşük kolesterollü diyetler verilerek davranışları gözlenmiştir. İki grup arasında gözlenen tek fark düşük kolesterolle beslenenlerde daha açık saldırganlığın gözlenmesi olmuştur (Muldoon1991). İlginç olarak, yine düşük kolesterolle beslenen maymunların merkezi sinir sistemlerine serotonerjik aktivitenin daha düşük olduğu görülmüştür. Bu durum Engelberg tarafından dile getirildiği gibi kolesterol ile beyin serotonerjik aktivitesi arasında bir ilişkinin varlığını düşündürmektedir. 

 

Kolesterol beynimiz için oldukça önemli bir yapı taşıdır ve beyin hücrelerinin zarlarının ve sinir kılıflarının yapısında kolesterolün yoğun biçimde kullanıldığını belirtmek gerekir. Bu nedenle kolesterol düşüklüğünün, beynin sağlıklı biçimde işlemesini sağlayacak şekilde yapılaşmasını, gelişimini ve onarımını engelleyebileceği, bunun da serotonin sisteminde bozulmaya neden olacak yansımalarının olabileceği söylenebilir. Kolesterol düşüklüğünün özellikle bipolar bozukluğa yatkın olan, ailesinde de bipolar bozukluğa sahip akrabaları olan kişilerde daha da olumsuz bir etki gösterebileceği belirtilmiştir. Bu durumda, kolesterolü düşürmenin yaratacağı olumsuz psikiyatrik belirtiler, gereksiz biçimde depresyon tanısı konulmasına ve insanların gereksiz biçimde antidepresan ilaçlara maruz kalmasına neden olabilir.

 

Bipolar bozukluk ile ilgili konuda ele alındığı gibi, antidepresan ilaçlar, bipolar bozukluğa yatkın olan ya da bipolar bozukluğa sahip olan kişilerde tedavi edici etki yapmaktan çok, tabloyu daha da bozucu ve olumsuz yan etkileri arttıran bir etki yapmaktadırlar. Böylece hem kolesterolü düşürerek insanları ruhsal açıdan sıkıntıya sokuyor, hem de onları tedavi etme iddiası ile onların sıkıntısını daha da arttıracak bir tedaviye maruz bırakıyor olabiliriz. Bu açıdan, kolesterol düşürücü tedavilerin yeniden sorgulanmasında yarar vardır. Buna ek olarak, kolesterol düşürücü tedaviler ve beslenme rejimi uygulayan kişilerin ruhsal sıkıntılarla ilgili belirtilerine teşhis koyarken daha dikkatli davranılması, antidepresan tedavinin durumu daha da kötüleştirebileceği düşünülerek, antidepresan ilaçla tedaviden önce kolesterolün düşürülmesinin tabloda ne kadar etkisinin olduğunun değerlendirilmesinde yarar vardır. İyi bir beslenme rejimi ile alt edilebilecek bir sorun için durumu daha da kötüye götürebilecek bir ilaç tedavisine gereksiz yere başvurmaktan kaçınmak gerekir.

 

Kaynak

Mutluhan İzmir - Antidepresan Tuzağı, 2013.

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

© 2023 by Natural Remedies. Proudly created with Wix.com

  • b-facebook
  • Twitter Round
  • b-googleplus